Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5538 E. 2024/4325 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5538
- Karar No
- 2024/4325
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/296 E., 2023/771 K. DAVA TARİHİ : 08.10.2015 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/751 E., 2019/425 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile taşınmazın mera niteliği ile özel sicile yazılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 524 ada 33 parsel sayılı taşınmazın 15.04.2014 tarihli satış nedeniyle davalı adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazın mülga 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu ve bu Kanuna göre belirlenen 13.10.1932 tarihli ve 283/244 No.lu Şurayı Devlet kararına istinaden kullanımının yöre halkına ait olmak üzere mera olarak sınırlandırıldığını, halen de mera olarak kullanıldığını ve 15.06.1961 tarihli Ek Beyanname ile haksız ve yolsuz olarak ham toprak vasfı ile senetsizden zilyetliğine istinaden çayır vasfı ile Niğde Belediyesi adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, taşınmazın kadim mera niteliğinde olup, zilyetlik ile mülk edinilmesi mümkün olmayan yerlerden olduğunu ve adına tescil edilen Niğde Belediyesinin tüzel kişilik olarak zilyetlikle mülk edinilmesinin dahi mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın tapuya çayır vasfı ile tescil edilmesinin yok hükmünde olduğunu ileri sürerek tapusunun iptali ile mera niteliği ile özel siciline yazılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mera olduğu iddia edilen alanın 1961 yılında Belediye adına tescil edildiğini ve bu tescil tarihinden sonra defalarca el değiştirdiğini, taşınmaza malik olmak isteyenlerin tapu sicilindeki kayıtlara güvendiklerini ve bu güven neticesinde söz konusu taşınmaza malik olduklarını, ayrıca kadastro tespiti 1957 yılında kesinleştiğinden davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili; dava konusu taşınmazın mülga 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu'na göre 1932 tarihli Şurayı Devlet Kararına istinaden "mera" olarak sınırlandırılmışken, 1961 tarihli ek beyanname ile yolsuz olarak "çayır" vasfı ile Niğde Belediye Başkanlığı adına tescil edildiğini, taşınmazın kadim mera olduğunu, belediyelerin zilyetlikle mülk edinemeyeceğini, TMK'nın 713 üncü maddesinde bahsedilen kişilerin, gerçek kişi olduklarını, yapılan tescil yok hükmünde olduğundan üçüncü kişilerin TMK'nın 1023 üncü maddesinden yararlanamayacağını, kamu malı olan meraların özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, mahkemece yapılan kadim mera araştırmasının yetersiz olup tespit ve mahalli bilirkişilerin dinlenmediğini, usulünce mera araştırması yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptal ve tescil ile taşınmazın "mera" niteliği ile özel sicile yazılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.