Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2908 E. 2024/4330 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2908
- Karar No
- 2024/4330
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/222 E., 2024/182 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 10.03.2015 KARAR : Davanın tapu iptali ve tescil istemi yönünden kabulüne, haciz şerhlerinin terkini talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasındaki yap-satçının temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, haciz şerhlerinin terkini, terditli olarak zilyetliğin davacıya ait olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın tapu iptali ve tescil istemi yönünden kabulüne, haciz şerhlerinin terkini talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir Mahkeme kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirketten dava konusu 3216 ada 8 parsel sayılı taşınmazda bulunan 25 numaralı bağımsız bölümü 14.02.2011 tarihli harici satım sözleşmesi ile satın aldığını, zilyetliğin davacıya teslim edildiğini, dava konusu bağımsız bölümde davacının elektrik ve su aboneliklerinin bulunduğunu, satış bedelinin bir kısmının peşin ödendiğini, bakiye kısım için bonolar düzenlendiğini, ödemelerin düzenli yapıldığını, davalı şirketin dava konusu bağımsız bölümü davalı ...'e muvazaalı temlik ettiğini, tapu kaydına davalı şirketin borçları ile ilgili haciz şerhleri işlenmiş olduğunu ileri sürerek dava konusu bağımsız bölüm yönünden tapu iptali ve tescil, haciz şerhlerinin terkini, terditli olarak zilyetliğin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı şirket vekili davaya cevap vermemiştir. 2. Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. 3. Bozma kararı sonrası davaya dahil edilen ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının harici sözleşmesinin, davalının ayni hakkına halel getiremeyeceğini, davalı ...’ın TMK’nın 1023 üncü maddesi gereğince tapu siciline güvenerek işlem yapan üçüncü kişi konumunda olduğunu, bu kazanımının kanun gereği korunması gerektiğini belirterek davanı reddini savunmuştur. III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.11.2015 tarihli kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 06.12.2016 tarihli ve 2016/6107 Esas, 2016/10142 Karar sayılı ilamı ile "davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 16.10.2018 tarihli ve 2017/93 Esas, 2018/230 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. C. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 23.05.2022 tarihli ve 2022/189 Esas, 2022/3637 Karar sayılı ilamı ile "dava devam ederken davalı ...’ün dava konusu taşınmazı dava dışı ...'a temlik ettiği anlaşıldığından, meydana gelen yeni duruma göre tapu iptali ve tescil isteminin tapu kayıt malikine yöneltilmesi hususunda HMK'nın 125. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin12.03.2024 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile taşınmazın davalı ...'a yapılan temlikinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle dava konusu 25 No.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, haciz şerhlerinin terkini talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı Akademi Gayrimenkul İnşaat Ltd. Şti. adına depo edilen 72.241,00 TL'nin kararın kesinleşmesi halinde davalı Akademi Gayrimenkul İnşaat Ltd. Şti.'ye ödenmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından dairenin bedelinin tamamının ödenmediğini, davalı ...’ün borçları nedeniyle taşınmazı diğer davalı ...’a geçerli bir şekilde devrettiğini, davalı ...’ın iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini, hükmün bu yönüyle hatalı olup bozulması gerektiğini, davacının diğer davalı şirkete yaptığı toplam ödenmenin 21.468,00 TL olduğunu, yeni malik ...’a yapılan ödemenin ise 10.000,00 TL olduğunu, davacının dava konusu daireyi zorla işgal ederek oturmaya başladığını, alıcının üzerine düşen bedel ödeme edimini tam olarak yerine getirmeden dava açmasının mümkün olmadığını, davacının yaptığı kısmi ödemeyi davalı şirketten ayrı bir dava yoluyla tahsil edebileceğini, ancak tapu iptali ve tescilin koşullarının oluşmadığını, inşaat mühendisi bilirkişinin, hakimin yerine geçerek bir takım hukuki tespitlerde bulunmasının doğru olmadığını, davalı ...’ün sorumluluğunun davacıdan aldığı 10.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının oturduğu eve kira veya ecrimisil de ödemediğini, davalı ...’ın hacizli taşınmazı satın almasının muvazaayı göstermeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; depo edilen bedel rayiç değer olmadığından davalıları mağdur ettiğini, ayrıca depo edilen bedelin davalı ... yerine davalı şirkete ödenmesine karar verilmesinin de davalı ... açısından mağduriyet oluşturduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yap-satçının temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, haciz şerhlerinin terkini, terditli olarak zilyetliğin davacıya ait olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar ... ve ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.