Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5496 E. 2024/4928 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5496
Karar No
2024/4928
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1343 E., 2023/1702 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVALILAR : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 05.02.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/40 E., 2023/122 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin muris ...'ın mirasçıları olduğunu, murisin 23/06/2007 tarihinde vefat ettiğini, 664 ada 18 parsel sayılı taşınmazın murisin terekesi içerisinde yer aldığını, davacıların murislerinden intikal eden taşınmazı adlarına tescil ettirmek için başvuru yaptıklarında taşınmazın ...adına kayıtlı olduğunu öğrendiklerini, taşınmazın 100 yılı aşkın süredir atalarından miras yoluyla müvekkillerine intikal ettiğini, çekişmesiz ve fasılasız olarak müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunu, müvekkillerinin ...isminde murisi olmadığını, TMK'nın 713. maddesindeki şartların oluştuğunu belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; tapu iptal ve tescil davasının tapu kayıt malikine karşı açılabileceğini müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, yine tapu kayıt malikinin soyadı bilinmeyen kimselerden olması nedeniyle malike kayyım atanması ve davalı ...'nın tapu malikinin mirasçılarının tespit edilememesi veya mirasçı bırakmaksızın ölmüş olması durumunda TMK'nın 501. maddesi uyarınca taşınmazın Hazine adına tescilinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 664 ada 18 parselin tapuda ...adına kayıtlı olduğu, davacıların dayısı olan ...'ün eşi ...'ün annesi olduğu anlaşılan ... TC Kimlik Numaralı ... ve Elmas kızı ...Küçükkaragöz'ün tapu kayıt maliki ...ile aynı şahıs olduğu dava dilekçesinde 666 ada 18 parsel sayılı taşınmazın muris ...'ın terekesi içinde bulunduğunun belirtildiği ancak açıklandığı üzere söz konusu taşınmazın maliki olarak gözüken ...ile ...'ın aynı şahıs olmadığı, nüfus kayıtları incelendiğinde gerçekte de böyle bir şahsın var olduğu, tapu kayıtları incelendiğinde taşınmazın ...adına kadastro çalışmalarında tespiti yapılarak tescil edildiği, kadastro tutanaklarına herhangi bir itirazın bulunmadığı, davacılarla ilişkisi olan ...isimli şahsın nüfus kayıtlarında geçtiği, bu şekliyle taşınmazın adına kayıtlı gerçek bir kişi bulunduğu, bu şahsın herhangi bir şekilde olmadığının, yaşamadığının davacı yanca yeterli delillerle ispatlanamadığı’" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporunun hangi belgelere dayanarak hazırlandığının rapordan anlaşılamadığını, iş bu davada davalı ... yasa gereği taraf olup, gerçekte taşınmazda hak sahibi olmadığını, davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de davanın niteliği gereği hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge adliye mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "664 ada 18 parsel sayılı taşınmazın geldi kaydı olan 664 ada 71 parselin tapulama tespitinde "...mal...nın mülkü olup vaki ilana rağmen müddetinde müracaat etmediği ve ikametgahı da malum olmadığı ...." şeklinde 17/10/1936 tarihli tasarruf sebebi bölümünde kayıt maliki ile ilgili açıklamanın yer aldığı, tapu kaydı ve tapulama tutanağındaki açıklamalara göre kayıt malikinin kim olduğuna yarar bilgilerin tapu kütüğünde mevcut olduğu, kanun anlamında tanınan ve bilinen kişi olup, maddede yazılı koşullar gerçekleşmediğinden mahkemece tesis edilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı’’ gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin çelişkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMK m. 713/2. fıkrasında yer alan “maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Olağanüstü Zamanaşımı” kenar başlıklı 713/1 inci maddesi hükmüne göre; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir." 3. Aynı maddenin 2. fıkrasında, "Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" düzenlemesine yer verilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5496, K. 2024/4928, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5496-e-2024-4928-k-562db9417a66