Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5356 E. 2024/4917 K.
Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5356
- Karar No
- 2024/4917
- Karar Tarihi
- Konu
- El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/32 E., 2023/252 K. DAVA TARİHİ : 13.03.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Foça Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/68 E., 2020/211 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın el atması yönünden kabulüne, ecrimisil yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar ve tarafların kardeşleri olan dava dışı ... ve ...'ın dava konusu 1219 ada, 7 parsel sayılı taşınmazda ¼ er paya sahip olduğunu, müvekkilinin davalı ...'in ¼ payını 11/01/2010 tarihinde satın aldığını, taşınmazın ½ paydaşı olduğunu, taşınmaz için tüm paydaşlarca yapılmış bir rızai taksim sözleşmesi bulunmadığını, davalının payını müvekkiline sattıktan sonra taşınmazı boşaltmadığını ileri sürerek; müvekkilinin payına yönelik el atmanın önlenmesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5 yıl geriye dönük olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL ecrimisilin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davalının dava konusu taşınmaza haksız olarak el attığı” gerekçesiyle el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazı rızaya dayalı olarak kullandığını, müvekkilinin taşınmazdaki hissesini davacıya bedelsiz olarak ve geçici bir süre için devrettiğini, kardeşler arasındaki zımni anlaşma uyarınca davacının da bitişikteki hisseli taşınmazı kullandığını, fiili taksim olduğunu, kararın infazının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, davacının da bazı ortak taşınmazları kullandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davalının taşınmazda paydaşlık durumunun kalmadığı, davalı tarafça kullanımın sebebi olarak taraflar arasında inançlı işlem bulunduğu hususunun ileri sürüldüğü, davalının inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davası bulunmadığı, fuzuli şagil olduğu” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Mülkiyet ... gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.