Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5297 E. 2024/5259 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5297
Karar No
2024/5259
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1074 E., 2023/1476 K. DAVALILAR : ... vekilleri Avukat ... vd., ... DAVA TARİHİ : 07.02.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/40 E., 2021/75 K. Taraflar arasındaki harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil ile muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden açılan tapu iptali ve tescil davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara karşı açılan tapu iptali ve tescil davasının esastan reddine ve muhdesat tespiti davasının hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1. Davacının dava konusu 58 parsel sayılı taşınmazdaki ... hissesini yaklaşık 22 yıl önce haricen satın aldığını, 2. Fiili taksime istinaden taşınmazın 1/3'ünün malik sıfatı ile yıllarca kullanıldığını, 3. Taşınmazda sondajla su çıkarıldığını, muhtelif meyve ve zeytin ağaçları yetiştirdiğini, iki katlı ev yapıldığını ve tavuk çiftliği silosu inşa edildiğini, 4. Davalı ...'ın tapuyu resmi olarak devir etmediği gibi payını (kardeşleri olan) diğer davalılara sattığını, satıştan emlakçılar vasıtasıyla haberdar olunduğunu ve emlakçılar hakkında Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığını belirterek dava konusu taşınmazın (davalılara ... tarafından devir edilen) 1/3 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline ve muhdesatın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... ve dahili davalılar...... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; vekil edenleri tarafından dava konusu taşınmazın 2/3’lük kısmının miras hisselerine mahsuben kullanıldığını, davalılardan ...’in kendi hissesini davacıya sattığını ancak gerekli devir ve temlik işlemlerini yapmadığını, davacının fiilen kullandığı hisseyi satışa çıkardığını, müvekkillerinin emlakçılar vasıtasıyla ...’nin hissesini satın aldığını, satış bedeli olarak 35.000,00 TL’nin nakit verildiğini, bakiye borç yönünden ise 80.000,00 TL ve 110.000,00 TL bedelli iki bono düzenlendiğini, tanzim edilen senetlerin bedelleri ödenerek iade alındığını, davacı tarafından vekil edenleri aleyhine imzaları havi olmayan ve hatta vade tarihleri farklı iki adet sahte bono ile icra takibi başlatıldığını, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... 18.09.2019 tarihli duruşmadaki beyanında; dava konusu taşınmazdaki hissesini yaklaşık 20 yıl önce davacıya sattığını belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalı ...’in dava konusu taşınmazda hissesi bulunmadığı, diğer davalılar hakkındaki tapu iptali ve tescil iddiasının ispat edilemediği ve muhdesatın tespiti davası yönünden de hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan tapu iptali ve tescil davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara karşı açılan tapu iptali ve tescil davasının esastan reddine ve muhdesat tespiti davasın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazdaki ... hissesinin haricen satın alınarak üzerine dava dilekçesinde belirtilen muhdesatın meydana getirildiğini, satış bedelinin ödendiğini, harici satışın davalıların kabulünde olup davalılardan ...ve...ın (davacının gıyabında) dava dışı emlakçılar ile işbirliği yaparak diğer davalı ...’ten vekaletname almak suretiyle niza konusu hisseyi devraldıklarını, gerek emlakçılar ile yapılan pazarlık gerekse resmi devir aşamasından davacının haberdar olmadığını, asıl hak sahibi davacıdan habersiz satış işleminin gerçekleştirildiğini, satış işleminden sonra müvekkiline iki adet bono verildiğini, verilen senetlerin sahte çıktığını, davalıların yerin bedelini ödediklerini belirttikleri emlakçı ...’ı şikayet ettiklerini, gerçek mal sahibi davacının satıştan bedel almadığını, haklılıklarının dosya kapsamı ile ispat edildiğini, davalıların kötüniyetli olduğunu, dava dışı ...’ın evrakta sahtecilik ve basit dolandırıcılıktan ceza aldığını, Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile dolandırıcılığın varlığı, davacıya hiçbir ödeme yapılmadığı, davacının bilgi ve onayı olmadan yerin vekaletname ile ... ve ...’a satıldığının sabit olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemeyeceği, 2. Akdin geçersizliği sebebiyle her iki tarafın verdiklerini geri alabileceği, 3. Davalı ...'ın taşınmazdaki 1/3 hissesini haricen davacıya sattığı, 4. Davacının haricen satın aldığı hisseyi, kendi isteğiyle satmaya karar verdiği ve emlakçılık işi ile uğraşan ceza dosyasındaki sanıklar ... ...... ... ve...ile taşınmazın satışı konusunda anlaşmaya vardığı, 5. ...'ın, davacının da bilgisi dahilinde emlakçılık işleriyle uğraşan...'e vekalet verdiği, ...’ın aldığı vekaletname ile dava konusu hisseyi davalılar ... ve ...'a resmi satış akdiyle devrettiği, 6. Davalıların, (davacının satış için görüştüğü ve ceza dosyasında sanık olarak yargılanan) emlakçılar ile iş birliği halinde hareket ettiklerine dair her hangi bir delil bulunmadığı ve dava konusu taşınmaz hissesinin tapu kayıtlarına göre hiç bir zaman davacıya ait olmadığı, 7. Davacının ödeme alamamasındaki sorumluluğun davalılara yüklenemeyeceği, 8. Davacının resmi memur önünde yapılmayan harici satışa dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı tapu iptali ve tescil davasında haklı olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve İstinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığı ileri sürülerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil ve muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326 ncı maddesi birinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı maddesi; Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddesi, Noterlik Kanunu'nun 60 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5297, K. 2024/5259, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5297-e-2024-5259-k-c72872691f43