Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5187 E. 2023/5947 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5187
- Karar No
- 2023/5947
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/655 E., 2022/386 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 125 parselin, davalının ise 2252 parselde bulunan 189 No.lu bağımsız bölümün maliki olduğunu, Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/169 Esas, 2012/11 Karar sayılı kararı ile davalının, davacının parseline el atarak yaptığı havuzun 2,73 m2’lik bölümünün kaldırılmasına karar verildiğini, ancak; davalının havuzun içine yeni bir duvar örmek ve yıkmak zorunda olduğu bölümü toprakla doldurmak suretiyle tecavüzünü sürdürdüğünü, havuzun yanı sıra havuz platformu, su ve denge deposu, çiçeklik, duvar vs. yapmak, ağaç dikmek suretiyle de işgal ettiğini ileri sürerek davalının el atmasının önlenmesini, yapıların kâl’ini ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, sitenin genel yapısı gereği havuz ve bahçenin tamamının 2252 parsel dahilinde ortak alan olduğunu, bağımsız bölümlere ait olmadığını, davanın 2252 parselin tüm maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, 2006/169 Esas sayılı dosyanın infaz edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.04.2015 tarihli 2014/339 Esas ve 2015/206 Karar sayılı kararı ile taraflar arasında aynı yere ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme ilamı olduğu, söz konusu ilamın infaz edildiği gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/1-i, 115/1 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21.03.2019 tarihli ve 2018/3129 Esas, 2019/3093 Karar sayılı ilamı ile "el atma haksız eylem olduğundan devam ettiği veya yenilendiği müddetçe her zaman yeni bir davanın konusunu teşkil edebileceği, kesin hükmün hüküm anındaki durumu tespit ettiği, hükümden sonraki döneme etkili olmadığı, bu nedenle yeni meydana gelen vakalara dayanılarak açılan ikinci dava için birinci davanın kesin hüküm oluşturmayacağı" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. 3. Davalı vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda karar başlığında belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile yargılama devam ederken davalı ... tarafından taşınmazın ...'a devredildiği, taşınmazın yeni maliki ...'ın davaya dahil edildiği, 22.12.2021 havale tarihli fen bilirkişisi heyeti tarafından tanzim edilen ek rapora ekli krokide 125/A ile gösterilen 0,53 m2'lik balkon, 125/B rumuzu ile gösterilen 3,85 m2'lik çiçeklik, 125/C rumuzu ile gösterilen 0,65 m2'lik duvar ve 125/D rumuzu ile gösterilen 19,22 m2'lik çiçekliğin davacının maliki olduğu taşınmazın sınırlarının içinde kaldığı, anılan toplam 24,25 m2'lik kısmın davalı tarafından kullandığı ve kullanımının herhangi bir hakka dayanmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden, el atmanın önlenmesi ve yıkım taleplerinin kabulüne, eski malik davalı ... yönünden 15.591,00 TL ecrimisil tazminatının tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının 2006/169 Esas sayılı dosyadaki feragat beyanıyla ilgili bir hüküm kurulmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve una uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2023 tarihinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.