Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5170 E. 2023/6134 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5170
Karar No
2023/6134
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/297 E., 2023/564 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın alacak talebi yönünden kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan raporlar dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının Merkez ... Mahallesinde 376 ada 2 parsel sayılı taşınmazda inşaat halinde olan binadaki dava konusu daireyi davalıdan satın aldığını, dairenin 1. katta, bina cephesinin arka tarafında 85 m² yüzölçümlü bağımsız bölüm olduğunu, inşaat aşamasında olduğundan resmi tapusunun bulunmadığını, taraflar arasında 10.04.2003 tarihinde harici satış senedi düzenlendiğini, satış bedelinin ödendiğini, inşaat tamamlandığı halde davalı tarafından tapusunun verilmediğini, ihtarname gönderilmiş ise de sonuç alınamadığını belirterek; dava konusu bağımsız bölümün sözleşme koşullarına uygun olarak davacı adına tesciline karar verilmesini, olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti ve yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, dava konusu taşınmazın tapulu olduğunu, haricen yapılan satışın geçerli olmadığını, usulüne uygun bir satış bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının sadece satış bedelini talep edebileceğini, sözleşmede yazılı 12.000,00 TL'nin tamamının davalıya ödenmediğini on yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının eşinin taşınmazı beğenmemesi üzerine davacının satış bedelinin 2.000,00 TL'sini ödemediğini, anlaşmanın bozulması nedeniyle davalının aldığı 10.000,00 TL'yi peyder pey 9.600,00 TL olarak davacıya ödediğini, davacının on yıl süre ile taşınmazla hiç ilgilenmediğini, inşaatın davalı tarafından tamamlanarak kiraya verildiğini, davacının bu süre içerisinde dairenin kendisine teslimi veya kiranın ödenmesi konusunda hiç bir talepte bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI: Mahkemenin 26.11.2015 tarih ve 2014/201 Esas, 2015/957 sayılı Kararıyla; dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında halen tarla vasfında olduğu, taşınmaz üzerinde binanın mevcut olduğu; ancak imar uygulamasına tabi tutulmadığı ve kat irtifakının kurulamadığı açıklanmış, resmi şekilde düzenlenmiş bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin bulunmadığından, sözleşmede ödenen bedele yönelik de bir talebi olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 03.03.2021 tarih ve 2017/5449 Esas, 2021/1468 Karar sayılı ilamında; tapulu taşınmazların alım ve satımlarının resmi şekilde yapılmadığı sürece hukuken geçerli sonuç doğurmayacağı, bu itibarla davacı ile davalı arasında imzalanan 10.04.2003 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğu ve tapu iptal ve tescil kararı verilemeyeceği, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tescil mümkün değil ise de, harici satış nedeniyle tarafların vermiş oldukları değerleri geri isteyebilecekleri, satış parasının yerine taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerine hükmedilemeyeceği ancak, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince ve dayanak sözleşmede davalının aldığı kabul ettiği 12.000,00 TL satış bedeli hakkında da ret hükmü kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar 1. Mahkemenin, 15.11.2022 tarih ve 2021/588 Esas, 2022/641 sayılı Kararıyla; bilirkişi raporuna göre satış parasının uyarlamasının 63.122,00 TL olduğunun tespit edildiği ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın 12.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 15.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 06.04.2023 tarihli ve 2023/830 Esas, 2023/2030 Karar sayılı ilamında; 20.11.2015 tarihli ıslah dilekçesinin gözetilmemiş olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporuna göre uyarlama sonucu tespit edilen 63.122,00 TL üzerinden davacının alacak talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki anlaşmada belirlenen 12.000,00 TL'nin son 2.000,00TL’sinin ödenmediğini, alım satım sözleşmesinden vazgeçilmesi üzerine birkaç ödeme halinde toplam 9.600,00 TL’yi karşılıklı güven kapsamında elden geri ödediğini, bu hususun tanık beyanlarında ifade edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, bilirkişinin yaptığı hesaplamanın fahiş ve hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 70 inci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5170, K. 2023/6134, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5170-e-2023-6134-k-ea35b09c2245