Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5164 E. 2024/4005 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5164
- Karar No
- 2024/4005
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi KARAR : Başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında, tapu kütüğünün "beyanlar" hanesinde yazılı ibarelerin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının Şanlıurfa ili, Siverek ilçesi, ... Mahallesi 5 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müfettiş talimatıyla taşınmazın tapu kütüğünün "beyanlar" hanesine Siverek Tapu Sicil Müdürlüğünce re'sen "...intikal işlemleri hukuksuz olup yolsuz tescil vardır." ve "Bu hissenin geldisi soruşturma konusu olup mahkemeye intikal ettirilecektir." içerikli ibarelerin yazıldığını, davacının ise taşınmazdaki hisselerini 25.07.2017 tarihinde tapu siciline itimat ederek iyiniyetle satın aldığını belirterek; tapu kütüğünün "beyanlar" hanesine hukuka aykırı olarak yazılan ibarelerin terkinini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili; dava konusu taşınmazda yolsuz tescil işlemleri yapıldığının tespiti üzerine Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının 29.12.2017 tarih 33275/7 sayılı raporu ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığının 18.09.2018 tarih ve 2137475 sayılı yazılarına istinaden; taşınmazın "beyanlar" hanesine davaya konu ibarelerin dercedildiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şerhlerin (beyanların) tek taraflı idari işlemle ve usulsüz konulduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne şerhlerin terkinine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; dava konusu taşınmaz kaydına Teftiş Kurulu Başkanlığının ve Genel Müdürlük Tapu Dairesi Başkanlığı'nın talimatları doğrultusunda ilgili beyanların dercedildiğini, yapılan intikal işlemlerinin yasaya ve usule uygun olmadığını, yolsuz bir tescil var mı yok mu araştırılmadan eksik inceleme üzerine hüküm kurulduğunu, haksız mülkiyet aktarımına sebep olabilineceği durumunun mahkemece hiç değerlendirilmediğini, davanın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olduğu, ancak davalı yasal hasım sıfatında olup aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu..." gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı itirazlarını temyiz dilkeçesinde tekrarlayarak; kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; tapu kütüğünün "beyanlar" hanesinde yazılı olan ibarelerin terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dosya içeriğine, toplanan delillere göre; dava konusu taşınmazların "beyanlar" hanesinde bulunan ibareler aşağıdaki gibidir: Şanlıurfa ili, Siverek ilçesi, ... Mahallesi 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının "beyanlar" hanesinde 15/01/2021 tarihli 639 yevmiye numarası ile dercedilen ibareler; "...Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığının 18.09.2018 tarih E.2137475 sayılı talimatı gereği ... ve Karakeçi Mahallelerinde kain parsellerde ... kızı ... ve ... kızı ... hisseleri 21.07.2017 tarih 6561 yevmiye numarasıyla ... kızı ...'ün üç mirasçısına yapılmış ve ölü ...'nın hisseleri ise 20.07.2017 tarih 6499 yevmiye numarasıyla ... ...'ın sekiz mirasçısına yapılmış olan intikal işlemleri hukuksuz olup yolsuz tescil vardır." içeriklidir. Yine aynı taşınmazın beyanlar hanesindeki 01/01/1900 tarihli ve bila yevmiye numaralı ibare ise "Bu hissenin geldisi soruşturma konusu olup mahkemeye intikal ettirilecektir." içeriklidir. Dosya kapsamındaki sicile esas kadastro tespit tutanaklarının incelenmesinden; kaydındaki beyanların terkini istenen dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın 1967 yılında yapılan kadastro tespitinin, komisyona itiraz üzerine verilen karar sonrasında 1970 yılında kesinleştiği, tapu kayıtlarının da dayanak bu tutanaklara göre oluşturularak, taşınmazın tespit malikleri adlarına "tespit gibi" tescil edildikleri anlaşılmıştır. Bu bilgiler doğrultusunda dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanakları ve tedavülleri incelendiğinde; 1. Dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın; "... kızı ölü ..." ve "... kızı ölü ..." ve çok sayıdaki davadışı diğer kişiler adlarına paylı olarak tespit edildikleri; tapu kaydındaki 1400 hisse, Nisan 1337 tarih ve 40 numaralı dayanak tapu kaydı tescile esas alınarak "... kızı ..." adına (bilinmeyen bir tarihte ölümü ile bilinmeyen mirasçılarına terkettiği açıklamasıyla) kayıtlı iken; sonrasında "... ve ... kızı ...'nın" mirasının kızkardeşi ... Terzi'ye isabet ettiği yolundaki 21.07.1948 tarihli 948/213 E. - 231 K. sayılı veraset ilamına istinaden kaydın "... kızı ..." ve "... ve ... kızı ..." yapılıp baba adlarının değiştirildiği, devamında da sadece ...'ye, ...'ya ve ...'e ait veraset belgelerine atıfta bulunmakla yetinilerek, fakat bu işlemlere yönelik TAKBİS'te bir yevmiye numarası alıp ayrı bir isim düzeltmesi yapılmaksızın, tek mirasçıları olarak görünen ve tescil istem belgesinde kendisine herhangi bir atıfta bulunulmayan Rahime Üstün'e ait veraset belgesindeki üç mirasçısına hisselerin 21.07.2017 tarih 6561 yevmiye numarası ile intikal ettirildiği ve intikal işleminden birkaç gün sonra 25.07.2017 tarihinde davacı ...'e ve davadışı diğer kişilere hisseli olarak satıldığı anlaşılmıştır. 2. Yine; dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanaklarında geçen "...ölü ... adına tespitine..." doğrultusundaki edinme sebebi, "ölü ...'nın" kimliği ile ilgili olarak, mirasçısının kız kardeşi Besiye, kocasının adının ... olduğu ve 1935 yılında öldüğü öğrenilen "ölü ...'nın" aslında "... ... karısı" olan ve tapulama tutanağında belirtilenin aksine tapulamanın yapıldığı 1968 yıllarında hayatta olup 2009 yılında ölen "... ..." olduğu yönündeki tapu kaydına dayalı düzenlendiği halde; tapulama tutanağında "..." için geçen "ölü olduğu" hususunun yanlış yazıldığı savıyla eldeki davanın davacısı ... ve diğerlerinin tapu müdürü huzurunda tanık olarak ifadeleri alınmak suretiyle isim düzeltme ve intikal işlemlerinin yapılarak "ölü ..." adına kayıtlı hisselerin "... ... mirasçılarına" 20.07.2017 tarih 6499 yevmiye numarası ile intikal ettirildiği ve intikal işleminden birkaç gün sonra 25.07.2017 tarihinde davacı ...'e ve davadışı diğer kişilere hisseli olarak satıldığı anlaşılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun TMK’nın 1027/1. maddesi “İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir.” hükmünü emretmektedir. Yasal düzenleme anılan şekilde iken, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere yasanın açık hükmüne aykırı hareket edilerek tapu memurluğunun işlemiyle dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilinde değişiklikler yapılmış şöyle ki; ... kızı ölü ..." ve "... kızı ölü ..." nın baba adları değiştirilmiş; "ölü ...", "... kızı ..." ve "... kızı ..." nin hisselerinin, tek mirasçıları olarak görünen ancak tescil istem belgesinde kendisine herhangi bir atıfta bulunulmayan ...'e ait veraset belgesindeki üç mirasçısına intikal ettirilmiş; son olarak tapulama tutanağında "..." için geçen "ölü olduğu" hususunun yanlış yazıldığı savıyla hareket eden tapu müdürünce re'sen huzurunda tanık ifadelerine başvurulmak suretiyle isim düzeltme ve intikal işlemleri yapılarak "ölü ..." adına kayıtlı hisseler "... mirasçılarına" intikal ettirilmiştir. Yapılan intikal işlemlerinin yolsuz olduklarının tapu idaresince yapılan iç denetimde tespit edilmesi sonrasında ise dava konusu taşınmazla ilgili olarak Teftiş Kurulu Başkanlığının ve Genel Müdürlük Tapu Dairesi Başkanlığı'nın talimatlarıyla, "tapu memurunun 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun TMK’nın 1027/1. maddesi hükmüne aykırı olarak yaptığı düzeltmeler" nedeniyle, tapu kütüklerinin ilgili hanesine davaya konu edilen beyanlar dercedilmiştir. Tapu memurunca; tapu kaydında hak sahibi görünen kişinin adı yanına "soyismi" yazılması veya baba adı değiştirilmek suretiyle tapu kaydında yapılan düzeltme ve değişiklikler basit bir yazım hatası niteliğinde değildir. Zira; taşınmazların, kadastro tespiti veya tapuya tescili esnasında hak sahibi olarak tespit ve tescil edilenlerin "adı, soyadı, baba adı..." gibi Tapu Sicili Tüzüğü’nün 28. maddesinde belirtilen kimlik bilgilerinin düzeltilmesi de bu hükme göre açılacak kayıt düzeltme davaları ile olur. Tapu sicilinin tutulmasından devletin sorumluluğu, Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm uyarınca, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Anılan yasa hükmüyle getirilen kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca, dava konusu "beyanlar"ın terkin edilebilmesi için mahkemece yapılan araştırmanın yeterli olduğu söylenemez. Bu doğrultuda mahkeme yapılacak iş; öncelikle tapu kaydının düzgün tutulmamasından sorumlu olan Hazineye davanın ihbar edilmesi gereklidir. Bunun yanında; yasanın açık hükmüne aykırı hareket edilerek tapu memurluğunun yolsuz tescil işlemleri ve yolsuz tescil işlemlerine dayanak intikal işlemleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılıp başlatılmadığı hususlarının araştırılması, usule ilişkin olarak ise kadastro/tapulama tutanaklarında lehine tespit yapılan "... kızı ölü ...", "... kızı ölü ...", "ölü ...", "ölü ...", "... kızı ..." ve "... kızı ..." nin mirasçılarının ve bunlarla birlikte 20.07.2017 tarih 6499, 21.07.2017 tarih 6561 ve 01.03.2017 tarih ve 2076 yevmiye numaralı intikal işlemleri ile hak sahibi kılınan kişilerin, ölmüş iseler mirasçılarının da tespiti ile bu kişilerin tümüne husumet yöneltilmesi için davacıya süre verilmesi, yapılacak tüm araştırmalar neticesinde tapu kütüğünde yapılan düzeltmeler sonucunda hak sahibi kılınan kişilerin gerçekten de "kadastro tespitinde malik olarak tespit edilen kişiler veya mirasçıları" olduklarının tespiti halinde tapu kütüğünün "beyanlar" hanesindeki "ibarelerin" terkini gerekirken eksik taraf teşkili ile yetersiz araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.