Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5156 E. 2024/3986 K. – Vasiyetnamenin

Konu: Vasiyetnamenin İptali Terdiden Tenkis

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5156
Karar No
2024/3986
Karar Tarihi
Konu
Vasiyetnamenin İptali Terdiden Tenkis

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1323 E., 2023/848 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/821 E., 2022/168 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali terdiden tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...’nun 21.12.2016 tarihinde öldüğünü, ... 4. Noterliğinin 15.03.2007 tarihli vasiyetnamesi ile bütün mal varlığını eşi ... ile davalı kızları ... ve ...’ya bıraktığını, ancak murisin fiil ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca üzerinde manevi ikrah bulunduğunu, davalıların bakıma muhtaç olan mirasbırakanı dışarı atmakla tehdit ettiklerini, mirasbırakanın ... 1. Noterliğinde 20.07.2006 tarihinde düzenlediği önceki vasiyetnamesinde ise bütün mal varlığını eşine ve beş kızına bıraktığını, mirasbırakanın yedi çocuğu var iken sadece iki çocuğu lehine vasiyette bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, manevi baskıdan dolayı vasiyetnamelerin geçersiz olduğunu ileri sürerek ... 4. Noterliğinde 15.03.2007 tarihinde düzenlenen vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili 12.03.2019 tarihli duruşmada davayı ıslah etmek istediğini beyan etmiş ve 14.03.2019 tarihli ıslah dilekçesinde, vasiyetnamenin iptalinin yanı sıra terditli olarak vasiyetnamenin tenkisi talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; iddiaların asılsız olduğunu, eldeki davanın kısmi davaya konu edilemeyeceğini, davacı tarafın tapu iptali ve tescil davası açabileceğini, mirasbırakanın sağ eşinin de davaya dahil edilmesi gerekirken ona husumet yöneltilmediğini, murisin akli melekelerinin yerinde olduğunu, davacılardan bir kısmının annelerini tehdit edip mirasbırakana da hakaret ettiklerini, bu olayın bile mirasbırakanın neden vasiyetname yaptığını ortaya koyduğunu, vasiyetnamenin geçerli olduğunu ve baskı iddialarının da gerçek olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ehliyetsizlik iddiası bakımından mirasbırakanın davaya konu vasiyetname tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu raporuyla saptandığı; korkutma iddiasının ispatlanamadığı, terditli tenkis istemi bakımından yapılan incelemede ise, davaya konu vasiyetnamenin 07.04.2017 tarihinde açılıp okunduğu, davacıların ise 14.03.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle tenkis talebinde bulundukları, vasiyetnamenin açılıp okunmasından iki yıl sonra tenkis talep edildiği, tenkis yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın bütün talepler yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 14.04.2017 tarihinde eldeki davanın açıldığını, 14.03.2019 tarihinde de talebi tam ıslah ederek davayı terditli davaya dönüştürdüklerini, yeni sunulan dava dilekçesinde öncelikle vasiyetnamenin iptalini, olmazsa tenkisini talep ettiklerini, tenkis talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddinin doğru olmadığını, davacıların saklı paylarının ihlal edildiğinin dava dilekçesinde açıkça ifade edilmesi karşısında dava dilekçesinin tenkis istemini de kapsadığını, bu durumda dava tarihi itibarıyla tenkis isteminin süresinde olduğunu, vasiyetin iptali davalarında dava değeri olmadığını, oysaki dava dilekçesinde 1.000,00 TL değer gösterilmekle talebin tenkisi de içerdiğinin açık olduğunu, hükmün gerekçesiz olduğunu, davaya konu vasiyetnamenin baskı altında imzalandığını, ikrah koşullarının gerçekleştiğini, mahkemenin ise vasiyetnamenin şekil koşulları üzerinden inceleme yaptığını, mirasbırakanın taşınmazını üzerine alan davalı tanığı ...’ın daha sonra bu taşınmazı mirasbırakana iade ettiğini, mirastan mal kaçırmaya yönelik bir işlem olduğunun adı geçen tanık beyanlarıyla anlaşıldığını, manevi baskıyla düzenlenen vasiyetnamenin iptali gerektiğini, 7 ay gibi kısa bir sürede mirasbırakanın iki vasiyetname düzenlediğini, davalıların mirasbırakanı yönlendirdiğini, muristen vekaletname alarak onu maşa gibi kullandıklarını, geriye kalan 5 daire ve 2 dükkandan davacıların da paylarını alabilmeleri için davaya konu vasiyetnamenin iptalinin vicdana ve adalete uygun olacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesi raporuyla mirasbırakanın vasiyetname tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu belirtildiğinden ehliyetsizlik iddiasının ispatlanamadığını, korkutma (ikrah) iddiasının da ispatlanamadığını, bu nedenle vasiyetnamenin iptali talebinin reddi kararının doğru olduğunu, davacının yargılama sırasında sunulan 14.03.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle terditli olarak tenkis talebinde bulunduğunu, vasiyetnamenin açılma tarihi ile ıslah tarihi arasında 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından, davacı tarafın tenkis isteminin bu gerekçeyle reddinin de doğru olduğunu, dava dilekçesinde mirastan mahrum bırakmaya yönelik bir vasiyetname olduğundan veya tasarruf nisabından ya da saklı payın ihlal edildiğinden söz etmenin dava dilekçesinde tenkis talebinde bulunulduğu sonucunu doğurmayacağını, bu yöndeki ifadelerin esasen davaya konu vasiyetnamenin hukuka aykırı olduğunu güçlendirmeye yönelik olduğunu belirterek, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ile terdiden tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 nci maddesi ve devamı maddeleri ile 560 ıncı maddesi ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5156, K. 2024/3986, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5156-e-2024-3986-k-8a8168c4eb3a