Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4954 E. 2023/6212 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4954
- Karar No
- 2023/6212
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/315 E., 2019/451 K. KARAR : Onama, Kararın temyiz edilmemiş sayılmasına Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen vasiyetnamenin tenfizi davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve birleştirilen davalarda davalılar ..., ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ... mirasçıları .., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar ... vd. vekili ile davalılar TEV vekili, ... vd. vekili, ... vd. vekili, ... vekili, ... vd. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 09.02.2023 tarih, 2022/6145 E., 2023/753 K. sayılı ilamı ile davalılar ... vd. vekilinin temyiz itirazı yönünden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına, diğer temyiz edenler yönünden Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalı ..., davalılar .... vd.vekili, davalı TEV vekili, davalı ... vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri; muris ... tarafından İzmir .... Noterliğinin 28.12.2005 tarih ve 25981 sayılı vasiyetnamesi ile Türkiye İş Bankasının ... şubesinde bulunan yatırım hesabındaki paranın belirli oranlarda davacılara vasiyet edildiğini, ancak paranın yasal mirasçılar olan davalılar ... ve ... tarafından 16.06.2006 tarihinde çekildiğini ve arkabaları ...'a havale edildiğini ileri sürülerek vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyet edilen miktarların yasal faizi ile tahsilini talep etmişlerdir. II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; murisin öldüğü tarihte hesabında 7.09 TL para bulunduğunu, lehtarlarında sadece bu para üzerinden bir hak iddia edebileceklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... mirasçıları cevap dilekçelerinde; murisin yasal mirasçı ya da vasiyet alacaklısı olmadığını, vasiyetin tenfizi davasında taraf olmamaları gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır. 3. Davalı ...' ın 26.02.2011 tarihinde ölmesi üzerine yasal mirasçıları ve ...'ın 19.09.2007 tarihli vasiyetnamesinde lehine vasiyet yapılanlar davaya dahil edilmiş; davalı TEV vekili tarafından vasiyetnamenin tenfizi davasının açılmadığı, davada taraf ehliyetleri olmadığı; davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından ise mirasın hükmen reddi davası açtıkları, davada taraf ehliyetlerinin olmadığı beyan edilmiştir. III. MAHKEME KARARI: Mahkemece 23.11.2009 tarih, 2007/343 Esas ve 2009/442 Karar sayılı kararında; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 23.11.2009 tarihli kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 04.10.2010 tarihli, 2010/9758 E., 2010/15581 K. sayılı ilamı ile sair temyiz itirazlarının reddine karar verilip davaya konu 28.12.2005 tarihli vasiyetnamede murisin İzmir Barosu avukatlarından Avukat ...'ı vasiyeti tenfiz memuru olarak atandığı, ...'ın (ölümü ile mirasçıları) vasiyeti yerine getirme görevlisi olmadığı, yasal veya atanmış mirasçı sıfatının da bulunmadığından aleyhine "vasiyetnamenin tenfizi ve tahsili" davasının açılmasına olanak bulunmadığı, bu nedenle ... mirasçıları olan ..., ... , ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda belirtilen kararıyla asıl ve birleştirilen davalarda davacılar lehine hükmedilen miktar ve bu miktarın davalılar ... ve...'dan mütesilsilen tahsiline ilişkin hükmün bozma dışında bırakılarak kesinleştiği, bu nedenle ... mirasçılarının tespiti, mirasçılarının mirasının hükmen veya gerçek reddi hususunun tahsilat aşamasında dikkate alınması gerektiği gerekçeleriyle asıl ve birleştirilen davalarda karar kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... mirasçıları ..., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... vd. vekili, davalı TEV vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili, davalılar Davalı ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuş Dairemizin 09.02.2023 tarih, 2022/6145 Esas, 2023/753 Karar sayılı ilamında; davalılar ... vd. vekilinin temyiz itirazları yönünden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına, diğer davalılar ve davacılar vekili yönünden hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ..., davalılar ... ve ... vekili, davalı TEV vekili, davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri 1. Davalı ... karar düzeltme dilekçesinde özetle; davalı ...'ın mirasçısı olan ... evlatlığı olduğunu, sadece evlat edinen ile hısımlık ilişkisisinin kurulacağını, ... ile kan hısımlığı olmadığını bu nedenle davada taraf sıfatı bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... ve ... vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; mirasın hükmen reddi davalarının kabul edildiğini, bu davada taraf sıfatlarının bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını dilemiştir. 3. Davalı TEV vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Vakfın kararda ...'ın atanmış mirasçısı olarak davaya dahil edildiğini, davada taraf sıfatı bulunmadığını, onama kararı ile bu hususun gözden kaçırıldığını, atanmış mirasçı olmadığını, henüz taraflarınca vasiyetnamenin tenfizi davası açılmadığını, söz konusu vasiyetten malvarlıklarına bir geçiş olmadığını ileri sürerek bu nedenle kararın bozulmasını istemiştir. 4. Davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; mirasın hükmen reddine ilişkin açtıkları davada karar verildiğini, davada taraf olamayacaklarını, mahkemece verilen hükmün infazında tereddüt bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi. 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 599, 600, 605 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Davalı ...'nun karar düzeltme itirazlarının incelenmesinde; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 04.10.2010 tarihli bozma ilâmı uyarınca bozmaya uygun olarak verilen Mahkeme kararı gerekçesine göre, davalının karar düzeltme isteminin reddi gerekir. 2. Davalı TEV vekilinin karar düzeltme sebeplerine gelince; a. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 599 uncu maddesi "Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar. Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler." şeklinde düzenlenmiştir. Yasa maddesi uyarınca yasal ve atanmış mirasçılar tereke üzerinde kendiliğinden hak sahibi olup mirasbırakanın malvarlığındaki hak ve borçları bir bütün olarak edinirler. b. Vasiyet alacaklılarının durumu ise yine aynı Yasanın 600 üncü maddesinde "Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur. Bu alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur. Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise, bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir. " şeklinde düzenlenerek vasiyet alacaklılarının doğrudan tereke üzerinde hak sahibi olmayacağı belirtilmiştir. c. Külli halefiyet hükmü vasiyet alacaklıları için geçerli olmaz. Mirasçı olmayan vasiyet alacaklısı, tereke üzerinde tam hak sahibi olmayıp vasiyet borçlusuna karşı ileri sürebileceği bir şahsi hak kazanır. Vasiyet alacaklısı kendisine vasiyet edilen şey üzerindeki hakka ancak bu malın vasiyet borçlusu tarafından usulüne uygun olarak kendisine devri ile kazanır.( Dural, .../ Öz Turgut, Türk Özel Hukuku Cilt IV, Miras Hukuku, İstanbul 2012, s. 392 vd. ) d. Somut olayımıza gelince Mahkemece, davalı ...'ın 19.09.2007 tarihli, 27496 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile lehine vasiyet yapılanların davaya atanmış mirasçı olarak dahil edildiği görülmüştür. Davalı ...'ın 19.09.2007 tarihli vasiyetnamesinde "Tarafımdan ... aleyhine açılan gerek İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/299 sayılı dosya ile ilgili olarak veya bugünden itibaren açılacak olan tüm dava dosyalarından, gerekse alacaklarımın sulhen ödenmesi halinde adıma ödenecek olan tüm hak ve alacaklarım ile, yine murisimiz ... ile ilgili olarak karşılıklı anlaşmamız sonucu tarafıma ödenmesi gereken hak ve alacaklarımın ...'dan sulhen veya dava yolu ile tahsil olunacak hak ve alacaklarımın tamamı üzerinden (Anadolunun ihtiyaç duyulan bir bölgesinde) ilköğretim okulu yapımında kullanılmak üzere ...'na %30'unu (yüzdeotuzunu), ... ve ... kızı 29.04.1946 doğumlu ...'a %30'unu (yüzdeotuzunu), ... ve ... kızı 22.02.1973 doğumlu ...'a %20'sini (yüzdeyirmi) ... ve ... kızı 17.02.1965 doğumlu ...'a %10'unu (yüzdeon), ... ve ... kızı 24.01.1968 doğumlu ...'e %10'unu (yüzdeon) olmak üzere vasiyet ediyorum..." dediği, vasiyetnamede lehine vasiyet yapılanların atanmış mirasçı değil vasiyet alacaklısı olduğu, vasiyet alacaklılarının ise murisin borçlarından sorumlu olmadığı bu nedenle de davalı ... hakkında açılan bu davada vasiyet alacaklısı olan TEV'in davada pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmış olup Mahkemece TEV'in davaya davalı olarak dahil edilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3. Davalılar ..., ... vekili ile davalı ... vekilinin karar düzeltme sebeplerine gelince; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Ret ..." başlıklı 605 inci maddesi "Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır." şeklinde düzenlenmiştir. Mirasın gerçek ve hükmen reddi halinde mirasçılık sıfatı ortadan kalkmaktadır. Somut olayda, davalı ...'ın dava devam ederken 26.02.2011 tarihinde öldüğü, yasal mirasçılarının davaya dahil edildiği, yasal mirasçı olan davalılar ..., ... 'in İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/30 Esas sayılı dosyasında, yine ...'un İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/247 Esas sayılı dosyasında mirasın hükmen reddine ilişkin dava açtıkları, davaların kabul edildiği ve mirası hükmen reddetmiş sayılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır. Mirasın hükmen reddi ile davalıların mirasçılık sıfatı ortadan kalkacağından davalılar tarafından açılan mirasın hükmen reddine ilişkin davaların sonuçlanması ve kesinleşmesinin beklenerek davalıların mirasçılık sıfatının netleştirilip hükmün infazında tereddüte neden olmayacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir. 4. Belirtilen sebeplerin yanında, Mahkemece yargılama sırasında ölen ... hakkında hüküm kurulmuş olmasının da hatalı olduğu tespit edilmiştir. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan bilgiler doğrultusunda davalı ...'ın mirasçılarının tespit edilip mirasçıları hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. 5. Hükmün temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 09.02.2023 tarih ve 2022/6145 Esas, 2023/753 Karar sayılı ilâmıyla davalılar ... vd. vekili yönünden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına, diğer temyiz edenler yönünden onanmasına karar verilmiş ise de yukarıda yazılı sebeplerle kararın bozulması gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili ile davalı TEV vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin onama ilâmı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçeler ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ...'nun karar düzeltme talebinin REDDİNE, 2. Davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili ile davalı TEV vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 09.02.2023 tarih ve 2022/6145 Esas, 2023/753 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkeme hükmünün BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.