Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4946 E. 2023/6188 K.
Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Kâl
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4946
- Karar No
- 2023/6188
- Karar Tarihi
- Konu
- El Atmanın Önlenmesi Ve Kâl
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/472 E., 2023/237 K. KARAR : Dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığı Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin kayden maliki olduğu 32051 ada 3 parsel sayılı taşınmaza, davalıların murisi ... adına kayıtlı komşu 2 parsel sayılı taşınmazdaki binanın balkon kısımlarının tecavüzlü olduğunu, taşınmazın bir bölümünün de davalılar tarafından haksız şekilde kullanıldığını ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; tescillerin 2981 sayılı Yasaya uygun olarak yapıldığını belirtip, savunma yoluyla binanın taşkın olması durumunda taşkın kısmın bedeli karşılığı müvekkilleri adlarına tescilini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, müdahalenin sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “… davalıların murisi ... adına kayıtlı 2 sayılı parselin 2981 sayılı yasa kapsamında ıslah imar uygulaması sonucu oluştuğu, 1986 yılında tapuya tescil edildiği, 2 sayılı parselde bulunan binanın balkonunun 3.91 metrekarelik kısmının davacıya ait 3 sayılı parsele tecavüzlü olduğu, bina 4 katlı olduğundan tecavüzlü balkonların toplam 11.73 metrekare alanlı olduğu, ayrıca binanın zemin katındaki işyerinin duvar ile çevrilerek bahçe olarak kullanılan kısımdaki 90.27 metrekarelik kısmının da davacı parseline tecavüzlü olduğu, davalıların savunma yoluyla taşan kısmın adlarına tescilini istediği, Mahkemece bu talep yönünden açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesi ile bu konuda hüküm kurulmadığı, 4721 sayılı TMK’nın 725 inci maddesinden kaynaklanan temliken tescil istekleri, ayrı bir davaya konu yapılabileceği gibi savunma yoluyla da istenebileceği, davalı taraf savunma yolu ile temliken tescil talep ettiği halde, Mahkemece davalının bu talebinin değerlendirilmediği ve bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.07.2023 tarih, 2019/472 Esas ve 2023/237 Karar sayılı kararıyla davalıya ait binanın yıkıldığı, her ne kadar taşkın yapı nedeni ile el atmanın önlenmesine ilişkin dava açılmış ise de; yargılama sırasında davaya konu yapının yıkıldığı, davanın bu nedenle konusuz kaldığı, dava tarihi itibari ile davalıya ait yapının davacının taşınmazına tecavüzlü olduğu ve davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşkınlığın imar uygulaması sonucu oluştuğunu, davacının taşınmazın bu halini bilerek belediyeden ihale sonucu aldığını, kendileri aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, el atmanın önlenmesi ve kâl istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet ... gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet ... herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.