Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4889 E. 2023/6237 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4889
Karar No
2023/6237
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/116 E., 2022/298 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına karşı direnme kararı verilmiştir. Direnme kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Mahkemenin direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tapu tahsis belgesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.06.2012 tarihli ve 2010/138 Esas, 2012/314 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın iskan sahasında kaldığı, davacının taşınmazı satın aldığı ... adına geçerli bir tapu tahsis belgesi bulunduğu gerekçeleri ile ... yönünden davanın kabulüne, ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 05.06.2012 tarihli ve 2010/138 Esas, 2012/314 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince 26.12.2012 tarihli ve 2012/12288 Esas, 2012/14613 Karar sayılı kararı ile; davacı adına düzenlenmiş tapu tahsis belgesi olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. 3. Bozma ilamına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince 30.09.2013 tarihli ve 2013/10837 Esas, 2013/12385 Karar sayılı kararı ile; dosya içerisindeki Maltepe Belediye Başkanlığının 10.05.2012 tarihli, 1049 sayılı ve 21.07.2011 tarihli, 605 sayılı yazılarında dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ticaret alanında kaldığı belirtilmekte olup bu yazılara göre tahsise konu taşınmazın konut alanında kalmadığı anlaşıldığından davacı adına tesciline karar verilmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple mahkemece davanın reddi gerektiği, davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği belirtilerek davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 20.12.2012 tarihli ve 2012/12288-14613 sayılı ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıdaki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozma Sonrası Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 24.04.2014 tarihli ve 2014/56 Esas, 2014/147 Karar sayılı kararı ile; Maltepe Belediye Başkanlığının 25.11.2010 tarihli cevabi yazısında dava konusu olan taşınmazla ilgili olarak Nazım İmar Planının İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 2003/425-570 sayılı kararı ile iptal edildiği, anılan yerin plansız alanda kalmakta olup, imar uygulaması yapılamadığı, bu nedenle plan notunun B.8 maddesine göre ticaret alanlarında ticaret + konut alanlarında ve konut alanlarında planda verilen yapılaşma koşullarına uygun olmak şartıyla rezidans, konut yapılabileceğinin anlaşıldığı ve Maltepe Tapu Müdürlüğünün 20.01.2011 tarihli cevabi yazısından da, taşınmaz kaydı üzerinde kamu hizmetine tahsisli olup olmadığına dair herhangi bir şerhin bulunmadığı, açıklanan sebeplerle dava konusu olan taşınmazın kamu hizmetine ayrılmamış olması ve Maltepe Belediye Başkanlığının yukarıda incelenen 25.11.2010 tarihli yazısı gereğince de, davanın açıldığı tarihte geçerli olan imar ıslah planına göre dava konusu olan taşınmazın iskan konut alanında kalması ve davanın devamı sırasında dava konusu parselle ilgili önceki planla verilen müktesep hakların B8 plan notuyla kurulmuş bulunması gerekçeleriyle direnme kararı verilmiştir. C. Hukuk Genel Kurulu Kararı 1. Mahkemenin 24.04.2014 tarihli ve 2014/56 Esas, 2014/147 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.05.2018 tarihli ve 2018/14-118 Esas, 2018/1112 Karar sayılı kararı ile; gecekondusu için 2981 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak amacıyla usulüne uygun başvuruda bulunan ... Özüpek adına 2574 ada 32 sayılı parselin 400 m²’lik kısmına 07.12.1989 tarih 113/87 yevmiye numaralı tapu tahsis belgesinin düzenlendiği, sonrasında davacının, ... mirasçılarından hak sahipliğini temlik aldığı, ancak dosya içinde bulunan Maltepe Belediye Başkanlığının 21.07.2011 tarih 605 sayılı ve 10.05.2012 tarih 1049 sayılı yazılarından dava konusu taşınmazın 15.02.2008, 29.07.2008, 13.09.2009, 22.08.2010 tarihli 1/1000 ölçekli Maltepe E-5 Kuzeyi Uygulama İmar Plânında ticaret alanında kaldığı anlaşıldığından, taşınmaz için tescil kararı verilmesinin mümkün olmadığı, çünkü davacıya, Hazine taşınmazı üzerine yapmış olduğu tek katlı konut vasıflı kargir yapı nedeniyle tapu tahsis belgesi verilmiş olup bu tahsis belgesine dayalı olarak oluşturulan imar parselinin ancak konut alanında kalmış olması hâlinde tescile karar verilebileceği, aksinin kabulünün kanunun amacından uzaklaşılarak kişilerin bir konut sahibi olmaları değil, işyeri sahibi olmaları sonucunu doğurarak haksız zenginleşme yolunu açacağı, diğer taraftan yerel mahkemece imar plânı değişikliğinin bir düzenleyici işlem olduğu, bireysel (kişisel) işlemlerin aksine kişiler için kazanılmış hak yaratmadığı gibi davacı tarafından dava konusu taşınmazın ticaret alanı kapsamına alınmasına ilişkin imar plânının iptalini sağlamak amacıyla idare mahkemesinde iptal davası açılmadığından hâlen geçerli olduğu hususları da gözden kaçırılarak tescil isteminin kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle direnme kararı bozulmuştur. D. Mahkemece Verilen Son Karar Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 2574 ada 32 parsel sayılı taşınmazla ilgili davacılara verilen 07.12.1989 tarih ve 1113/87 No.lu tapu tahsis belgesinin geçerli olduğu bölgede ıslah imar planlarının yapıldığı ve bu parselin kamu hizmetine ayrılmadığı ve tahsis belgesi sahiplerinin ve davacıların başka yerden tahsis yapılmadığı 3194 sayılı Kanun’ un 13/a maddesine göre davacıların veya eşinin veya reşit olmayan çocuklarının oturduğu belediye ve mücavir alanı sınırları içinde ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve veya yapılan bağımsız bölüme veya işyeri olarak kullanılan bir yapıya sahip bulunmadıkları hususunun gerek mahkeme gerekse Yargıtay tarafında kabul edilmiş olduğunu, 2. Maltepe belediyesinin yargılama sırasında muhtelif tarihlerde vermiş olduğu cevabı yazılarda dava konusu 32 parselin ve Aydınevler bölgesinin imar durumu ili ilgili tüm bu yazışmaların sadece dava konusu 32 parsel ile ilgili olmayıp tüm o bölgeyi (Aydınevler Mahallesi) kapsayan alanlarla ilgili açıklama yapıldığını, tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesi ile ilgili İmar Kanunu’nun 13 üncü ve geçici 16 ncı maddelerinde taşınmazın kamuya tahsis edilmemiş oması ve davacıların başka yerde taşınmazlarının bulunmaması koşullarının belirtilmiş olduğunu ancak sadece konut alanında kalması gibi bir koşul bulunmadığını, kaldı ki davanın açıldığı tarihte taşınmazın bulunduğu yerin iskan sahası olduğu ve konut alanında kaldığı belediyenin cevabi yazılarında da açıkça belirtildiğini, 3. Davanın uzun yıllar sürmüş olması sonucu imar planlarının değişmesinin mümkün olduğunu, davacıların tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesi haklarına ulaşamaması nedeninin “makul süre içinde” davanın sonuçlanmamış olmasının sebep olduğunu, böylece davacıların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde belirtilen adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini 4. Dava tarihi ve öncesinde konut (iskan) alanında kalan 32 No.lu taşınmazın sonradan yapılan imar planı değişiklikleri (bunun sadece 32 parselle ilgili olmayıp tüm o bölgeyi kapsadığı göz önüne alınarak) dava açıldığı tarihte yürürlükte olan kanun ve yönetmelik hükümlerine göre çözümlenmesi ilkesi gereği olarak davacıların “kazanılmış ...” bulunduğunun göz önüne alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14- 763- 864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için; Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması, Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması, İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması, Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması, Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması, Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması, İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasanın 18 inci maddesinin maddesinin b ve c alt bentleri uyarınca maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4889, K. 2023/6237, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4889-e-2023-6237-k-4db83e1b6ddc