Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11868 E. 2023/12975 K. – Ödeme Emrinin

Konu: Ödeme Emrinin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11868
Karar No
2023/12975
Karar Tarihi
Konu
Ödeme Emrinin İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1255 E., 2023/1157 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/396 E., 2022/281 K. Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Elek. İnş. Müh. San. Tic. Ltd. Şti.nin zamanında ödenmeyen prim, işsizlik, eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi borçlarından dolayı Kurum tarafından 2001/001235 sayılı takip dosyası ile icra takibine geçildiğini ancak davacıya usulüne uygun olarak gönderilmiş bir ödeme emri bulunmadığını, davacının 24.09.2021 tarihli borç bilgisi konulu yazı ile aleyhinde yapılan icra takibinden haberdar olduğunu, davacının söz konusu şirketin borçlarından sorumluluğu bulunmadığını, ... Elek. İnş. Müh. San. Tic. Ltd. Şti'de bulunan 410 hisse karşılığı sermayesinin tamamını 18.05.2001 tarihinde ... devrettiğini, şirkette hissesi olduğu dönemde de hiçbir zaman şirket yetkilisi olarak görev yapmadığını, ayrıca takip konusu borçların zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davacının, davalı Kuruma 2001/001235 tev. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emirleri ve takiplerin davacı yönünden iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın yersiz olduğunu savunarak reddine ve takip konusu borcun %10 zamlı olarak davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine konu borçlardan davacının sorumluluğunun 18.05.2001 öncesine ilişkin olduğu ve davacıya borç bildiriminin 04.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre dava konusu borçların, vadelerin oluştuğu tarihe göre, 3917 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin yürürlükte olduğu döneme ilişkin bulunduğu, dolayısıyla zamanaşımının alacağın vadesinin rastladığı tarihi takip eden yılbaşından itibaren 5 yıl olduğu, zamanaşımını kesen veya durduran bir işlemin de gerçekleşmediği, sonuç olarak alacağın zamanaşımına uğradığı, ayrıca davalı Kurumun 073410 sayı ve 20.03.2003 tarihli "Borçlu şirketin ortağı Cumali Arslankoç hissesine düşen borç tamamını 20.10.2003 tarihinde Müdürlüğümüz veznesine ödediğinden haczimizin fekkine karar verilmiştir" kararına ulaşıldığı ve davacının ödeme itirazının yerinde olduğu anlaşıldığından yerinde görülen davanın kabulü ile davalı Kurumun 24.09.2021 tarih ile 31959625 sayılı borç bildirimine ilişkin işleminin iptaline ve davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davanın süresi içerisinde açılmadığını, Kuruma başvuru yapılmaksızın dava açılmasının yerinde bulunmadığını, davacının, 5510 sayılı Kanun'un 88 ve 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddeleri uyarınca dava konusu borçlardan sorumlu olduğunu, alacakların zaman aşımına uğramadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 1999/04-2001/08 dönemine ait alacakların; yasal düzenlemelere göre vadelerinin oluştuğu tarihe göre 3917 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin yürürlükte bulunduğu döneme ilişkin bulundukları, zamanaşımı sürelerinin, alacağın vadesinin rastladığı tarihi takip eden yılbaşından itibaren beş yıl olduğu, davacı yönünden, kendisini bağlayacak nitelikte 6183 sayılı Kanun'un 103 ve 104 üncü maddeleri uyarınca zamanaşımını kesen veya durduran herhangi bir işlemin gerçekleşmediği, dava konusu Kurum alacaklarının Balıkesir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 24.09.2021 tarih ve 31959625 sayılı bilgi yazısının davacıya tebliğ edildiği 04.10.2021 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradıkları anlaşıldığından ve dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda isabetsizlik görülmediğinden davalı Kurumun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı adına düzenlenen ödeme emrindeki borcun davacıya ait olup olmadığı, söz konusu borçların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11868, K. 2023/12975, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11868-e-2023-12975-k-eceadd7447e1