Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4843 E. 2024/3969 K. – Vasiyetnamenin
Konu: Vasiyetnamenin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4843
- Karar No
- 2024/3969
- Karar Tarihi
- Konu
- Vasiyetnamenin İptali
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1610 E., 2023/628 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/439 E., 2022/343 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; miras bırakan ...'nın ... 3. Noterliği'nde düzenlettiği 01.11.2019 tarih ve 28759 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin okuma yazma bilmesine rağmen parmak basmak suretiyle onaylanmış olması, doksan yaşının üzerindeyken vasiyetname düzenleyebilmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan vasiyetname düzenleyebileceğine ilişkin rapor alınmaması, vasiyetnameyi yanıltma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapmış olduğundan usul ve yasaya aykırı vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu vasiyetnamenin yasanın aradığı şekil şartlarının tamamına uygun olarak düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece dinlenen davacı ve davalı tanıklarının beyanlarına göre muris ...'nın vefat tarihine kadar zihinsel bir sorununun olmadığı ve vasiyetnamenin düzenlenmesi için davalı ... veya akrabalarının murise baskı yaptığına dair herhangi bir beyanlarının olmadığının görüldüğü, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 25.03.2022 tarih ve 2442 No.lu rapora göre de muris ...'nın vasiyetnamenin düzenlendiği 01.11.2019 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu, gerek davacı ve davalı tanıkları gerekse Adli Tıp Kurumu raporu da dikkate alındığında murisin vasiyetname tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu kanaatine varıldığı, vasiyetnamenin yanılma, aldatma korkutma veya zorlama sonucunda düzenlendiğine dair dosyaya yansıyan herhangi bir delilin bulunmaması da nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, vasiyetnamenin yanılma aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda ve miras bırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığı bir sırada yapıldığını, ... ve ailesinin murise hasta ve yaşlı olmasından kaynaklı kimsenin bakmayacağına dair baskı yapılarak tüm malvarlığının zorla kendilerine bırakılmalarını sağladıklarını, yerel mahkeme tarafından vasiyetnamenin kurucu unsurlarının araştırılmadığını, murisin okuma yazma bildiğini ancak yaşından ve psikolojik rahatsızlığından kaynaklı olarak kimi zaman yaptıklarını hatırlayamadığını ve bu zayıflık halinden davalının yararlanarak şahitleri de hazır ederek murise zorla ve baskıyla vasiyetname düzenlettiklerini, yerel mahkemenin vasiyetnamenin yapıldığı zamanı ve diğer unsurları araştırmadığını, işlemi yapan noter personelinin ve tanıklarının işlem sırasında murise ne işlem yaptıklarını söylemediklerini, noter evrakındaki tanıkların dinlenmesi gerektiğini ve yerel mahkemenin bu hususu değerlendirmediğini, yerel mahkeme tarafından muris açısından alınan hastane raporunun usul ve esas yönünden irdelenmediğini, murisin okuma yazması yokmuş gibi düzenlenen vasiyetnamesi hakkında mahkemenin gerekli araştırmayı yapmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı HMK'nın 204/1 ile 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 82 nci maddesi gereğince de dava konusu vasiyetnamenin kanuni şekil bakımından geçerli olduğu ve noter senedinin sahte olduğuna dair bir iddia ve ispatın da bulunamadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, noterde düzenleme şeklinde yapılan vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 ve devamı maddeleri. 557 nci maddede "1. Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa, 2. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa, 3. Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise, 4. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa" bu sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabileceği düzenlemesi yer almaktadır. 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 558 nci maddesinde; " İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. Dava, ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir. İptal davası, ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayandığı takdirde tasarrufun tamamı değil, yalnız bu kazandırmalar iptal edilir." denilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ayrıca davacı tarafından sunulan tanık listesinde tutanak tanıklarının isimlerinin bildirilmemiş olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 240/2 nci maddesi uyarınca bu kişilerin tanık olarak dinlenilemeyeceği anlaşıldığından adlarına tanık sıfatı ile davetiye çıkarılmamış olması yerinde olduğundan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.