Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4405 E. 2024/4550 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4405
- Karar No
- 2024/4550
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1021 E., 2023/1304 K. DAVA TARİHİ : 25.06.2021 KARAR : İstinaf talebinin kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/225 E., 2023/172 K.
Taraflar arasındaki (tapu iptali ve tescil yargılama aşamasında alacak istemine dönüştürülen) tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, tapu iptali ve tescil davasının reddine, dava tarihinden başlamak üzere aylık 3.000,00 TL nakdi iradın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yapılacak ödemede TÜFE oranında artış uygulanmasına ve nakdi iradın davacının ölümüne kadar devamına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu dava konusu taşınmazları ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya temlik ettiğini ancak davalının edimlerini yerine getirmediğini belirterek tapu iptali ve tescil istemiş olup yargılama sırasında dava konusu taşınmazların el değiştirmiş olması nedeniyle 11.05.2022 tarihli dilekçe ile HMK'nın 125 inci maddesi uyarınca seçimlik haklarını kullanarak davaya tazminat davası olarak devam edilmesi yönünde talepte bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalının sözleşmenin yapıldığı tarihinden itibaren davacıya gerekli bakım yükümlülüğünü özenle yerine getirdiği ve sözleşmenin iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, iddiaları dikkate alınmadan yalnızca davalının kendini kusurdan kurtarmaya yönelik beyanları esas alınarak sonuca gidildiğini, davalının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı davrandığını, bu hususun dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile de sabit olduğunu, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin Türk Borçlar Kanununun ilgili maddeleri gereğince bakım alacaklısının yaşayacağı sürenin ve yaşadığı süre boyunca ortaya çıkacak ihtiyaçlarının kapsamının önceden belirlenmesinin mümkün olmaması sebebiyle ölünceye kadar bakma sözleşmesinin sonuçlarının talih ve tesadüfe bağlı olan sözleşmeler grubuna girdiğini, dinlenen davalı tanıklarının beyanlarının çelişkili ve yanlı olup hükme esas alınmaması gerektiğini, davalının iddialarının maddi gerçekliği çarpıtma ve davayı faklı bir mecraya çekme amacı taşıdığını, dava konusu taşınmazların dava açıldığının haber alınmasından hemen sonra (aynı gün) dava dışı üçüncü kişilere temlik edilmesinin de iddialarını doğruladığını ileri sürülerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Davalı tarafından akit tarihi olan 2004 yılından 2021 yılına kadar bakım yükümlülüğünün yerine getirildiği,
2. Davacının kızı ...nin müdahalesi sonucunda davalı tarafından bakım yükümlülüğünün yerine getirilemediği,
3. Davacının akde aykırılık iddiasını kanıtlamaya yeter başka bir delil de ortaya koyamadığı,
4. Dolaysıyla davacının bakılmadığı iddiasının usulünce kanıtlanamadığı,
5. Ne var ki, akde konu taşınmazların üçüncü kişiye satılması, davacının kızı ...nin müdahalesi ile davalıya ait ikametten ayrılarak geriye dönmediği gözetildiğinde, tarafların bir araya gelip birlikte yaşama olanaklarının bulunmadığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği sonucuna varıldığı,
6. Bu nedenle davacı yararına sosyo-ekonomik durumuna uygun bir irat bağlanması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, tapu iptali ve tescil davasının reddine, dava tarihinden itibaren başlamak üzere aylık 3.000,00 TL nakdi iradın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yapılacak ödemede TÜFE oranında artış uygulanmasına ve nakdi iradın davacının ölümüne kadar devamına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve İstinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığı ileri sürülerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 11.05.2022 tarihli dilekçe ile talebini alacak olarak dönüştürdüğünü, taleple bağlılık ilkesi gereği davacının alacak istemi hakkında hüküm kurulması gerekirken tapu iptali ve tescil talebi üzerinden karar verildiğini ileri sürülerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesine aykırılık nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup yargılama sırasında HMK’nın 125 inci maddesi uyarınca tazminat talebine dönüştürülmüştür.
2. İlgili Hukuk 1. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 611 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.