Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4350 E. 2023/5787 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4350
Karar No
2023/5787
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/144 E., 2021/678 K. DAVALILAR : ... vd. DAVA TARİHİ : KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava konusu 453 ada, 8 parsel sayılı taşınmazın 23/144 payının kadastro tespiti sırasında ... oğlu ... ... adına tespit gördüğünü, ... ...’un, taraflardan, ... ..., ... ..., ... ... (...), ..., ... ..., ... ... (...-...) ile ...’un ortak murisi olduğunu, davalılardan, ..., ... ... ve ... ...’in noterlikçe tanzim edilen 15.07.1981 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazdaki tüm hak ve hisselerini vekil edenlerinden ... ve ... ...’e sattığını yine davalılardan ...’un da noterde düzenlenen 19.04.1984 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazdaki tüm hak ve hisselerini vekil edenlerinden ...’e sattığını, diğer mirasçılar ..., ... ve ...’nın bu satışlara muvafakatlarının bulunduğunu, taşınmazın 30 seneden fazla zamandan beri önce ... ..., ölümünden sonra da mirasçıları ve bir kısım mirasçılarından hisse satın almalarından sonra da davacılar ... ve ... ... tarafından zilyet olunduğunu, ... ve ... ...’in zilyetliklerinin maliki evvellerinin zilyetlikleri ile birleştiğinde 40 yıla yaklaştığını, ... ve ...’in taşınmazın tamamının kendilerine satıldığı inancı ile hareket ettiklerini, satıcıların da taşınmazın tamamının murisleri ... ...’a ait olduğunu ve tamamını sattıklarını beyan ettiklerini, nitekim satış ile birlikte taşınmazların tamamının zilyetliğinin ... ve ...’e verildiğini, taşınmazın yarı hissesinin ise Hazine adına kayıtlı olduğunu, bu hissenin Hazine adına tescilinin doğru olmadığını, zira bu kısmın maliki belli değilse de, taşınmazın tamamında yirmi seneden çok fazla zamandan beri nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyet olmuş bulunan davacılar adına tescili için yasal şartlar oluştuğunu, bu hisse açısından taşınmazın maliki belli olmayan ... mülkiyete konu olabilecek bir taşınmaz olduğunu, ... ... dışındaki ... kişi maliklerin ölüm tarihleri ile kadastro tespiti arasında 20 yıldan fazla süre geçtiğini, mirasçıları tarafından intikal yaptırılmadığından hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek davalılardan ..., ... ... ve ... ...’e murisleri ... ...’dan intikal eden hisselerin iptali ile davacılar ... ve ... ... adına tesciline, davalı ...’a murisi ... ...’dan intikal eden hisselerin iptali ile davacı ... adına tesciline, Hazine adına kayıtlı hissenin iptali ile mevcut hisseleriyle orantılı olarak davacılar adına tesciline, ... oğlu ... ... dışında kalan şahıslar adına yazılmış olan hisselerin iptali ile mevcut hisseleriyle orantılı olarak davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılardan Hazine vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddianın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Maliye Hazinesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…... ... dışındaki ... kişi kayıt maliklerinin bilinmeyen ve tanınmayan kişiler olmadığı, aksine bilinen kişiler olduğu, bu durumda bu kişilere ait mirasçılık belgelerinin dosya arasına alınması, mirasçı bırakıp bırakmadıklarının araştırılması, mirasçı bırakmış ise davanın bunlara yöneltilmesi, taraf teşkili üzerinde durulması, hiç mirasçı bırakmadan vefat etmişler ise TMK’nın 448 ... maddesi hükmü uyarınca terekeleri Hazine’ye intikal edeceğinden böyle bir yerin TMK'nın 639/2 nci maddesi hükmü uyarınca kazanılmayacağının göz önünde tutulması gerektiği…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; 453 ada 8 parsel sayılı taşınmazda ... oğlu ... ...’un 23/144 hissesinin iptali ile davacılar adına tesciline, Hazine aleyhine açılan davanın reddine, ... ... mirasçıları dışındaki ... kişi davalılar aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından Maliye Hazinesi hissesi yönünden temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…dava konusu taşınmazdaki 72/144 payın, 13.05.1980 tarihinde, 2613 sayılı Kanun’un 22/H maddesine istinaden, maliki tespit edilemediğinden Hazine adına tespit ve tescil edildiği, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre taşınmazın tümünün öncesi itibariyle ... ...’un zilyetliğinde olduğu, onun satış ve devri ile davacılara geçtiği, davacıların koşullarına uygun olarak taşınmaza zilyet oldukları, dolayısıyla Hazine hissesi yönünden davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı şartları oluştuğu, 72/144 Hazine payı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 29.09.2021 tarihli ve 2021/144 Esas ve 2021/678 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece iptal edilen Hazine payı üzerinden hatalı değerlendirme yapıldığını, bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, yargılama giderlerinin de fazla hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, TMK’nin 713 maddesine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713 üncü maddesi; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur. Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur. Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler. Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir. ... kanun hükümleri saklıdır.” hükmünü ihtiva etmektedir. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Maliye Hazinesi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin ikinci bozma kararıyla, davaya konu taşınmazdaki davalı Hazine payı yönünden de iptal ve tescil kararı verilmesi gereğine değinilmiş ancak, Mahkemece davalı ... kişilerin payı olan 23/144 pay ile hatalı olarak aynı oranlama yapılmak suretiyle diğer davalı Hazinenin 72/144 payı üzerinden infazı ... hüküm tesis edilmemiş olması isabetsizdir. Hâl böyle olunca; bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davalı Hazine'nin payından davacıların payı oranında iptali edilecek miktarın hesaplattırılarak sonucuna uygun denetime ve infaza elverişli bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. (2) No.lu paragrafta açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.11.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4350, K. 2023/5787, T. 29.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4350-e-2023-5787-k-028467dbdccb