Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4271 E. 2024/3732 K. – Mülkiyet Hakkına

Konu: Mülkiyet Hakkına Dayalı Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4271
Karar No
2024/3732
Karar Tarihi
Konu
Mülkiyet Hakkına Dayalı Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1204 E., 2023/1125 K. DAVA TARİHİ : 13.03.2018 KARAR : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Vize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/58 E., 2021/556 K. Taraflar arasındaki mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkilinin 113 ada 77 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalılar tarafından taşınmazın işgal edildiğini ve davalıların Vize Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2015/96 E. 2016/96 K. sayılı ve 06.04.2015 tarihli tapu iptal ve tescil davası açtıklarını, davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, davalılar tarafından taşınmaza müdahalenin menine ve taşınmazın müvekkiline teslimine, davalıların taşınmazdan haksız olarak elde ettiği kazançtan ve müvekkilin taşınmazdan yararlanamamasından dolayı 06.04.2015 tarihinden itibaren (fazlaya ilişkin talep ve dava ... saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 1000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 01.12.2021 tarihli ıslah dilekçesinde: ecrimisil talebi yönünden; 1.000,00 TL olan dava değerini 11.151,57 TL artırarak toplam 12.151,57 TL yaptıklarını beyanla faiziyle birlikte tahsilini, müdahalenin meni yönünden; 10.000,00 TL olarak bulunan dava değerini 293.312,00 TL artırarak 303.312,00 TL yaptıklarını belirterek müdahalenin menini istemiştir. II. CEVAP Davalı taraf vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmaza hiç zilyet olmadığını, davacının bitişik 76 parsele zilyet ve malik olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında hatalı tespit yapıldığını, önceleri 76 ve 77 parsellerin bütün olduğunu, Vize Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/96 E. 2016/96 K. Sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açtıklarını, Yargıtay aşamasında olduğundan bekletici mesele yapılması ve davacının müvekkillerine ait 76 sayılı parseli kullandığından ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların açtığı tapu iptal ve tescil davasının reddedildiği ve kesinleştiği, dosya içerisindeki davalı ve tanık beyanlarından davalıların bu taşınmazı haksız kullandıklarının tespit edildiği gerekçesiyle müdahalenin menine, davacının haksız işgal nedeniyle ecrimisil talep etme hakkının da bulunduğu, ziraat mühendisi bilirkişisinin hazırladığı raporun hükme esas alındığı gerekçesiyle ecrimisil isteminin kabulüne, 1.000,00 TL'nin dava tarihinden 11.151,57 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; kadastro tespit ve tescil işlemlerinin hatalı yapıldığını, tescilin yapıldığı 1990 yılından itibaren dava konusu taşınmazı müvekkillerinin kullandıklarını, davacının 76 parseli kullandığını ve bu parselin 17.000 m2 olduğunu, ecrimisil miktarının da aradaki fark olan 4300 m2 üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürerek, eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesinin gerekçesi aynen alınarak, karar usul ve yasaya uygun bulunmuş ve başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kadastro tespit ve tescil işlemlerinin hatalı yapıldığını, taksim tarihinden yani 1960 yılından itibaren dava konusu taşınmazı müvekkillerinin kullandıklarını, dava konusu taşınmazı davacının üçüncü şahsa sattığını, bu nedenle müdahalenin meni davasının konusuz kaldığını ve infazı kabil bir karar olmaktan çıktığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, "İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” kenar başlıklı 995 inci maddesi hükmüne göre; "İyi niyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır." 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4271, K. 2024/3732, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4271-e-2024-3732-k-f7affab8f331