Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4235 E. 2024/4391 K. – Mülkiyet Hakkına

Konu: Mülkiyet Hakkına Dayalı El Atmanın Önlenmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4235
Karar No
2024/4391
Karar Tarihi
Konu
Mülkiyet Hakkına Dayalı El Atmanın Önlenmesi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/15 E., 2023/73 K. DAVA TARİHİ : 24.06.2016 KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/955 E., 2021/265 K. Taraflar arasındaki mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın el atmanın önlenmesi talebi yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin adli yardım talebinin kabulü, duruşma isteminin değerden reddi ve temyiz dilekçesinin kabulüyle Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkiline ait ...Sitesi, B blok, 3 üncü kat, 12 No.lu bağımsız bölümde 01.06.2015 tarihinden itibaren herhangi bir kira aktine dayanmadan oturduğunu, davalıya taşınmazı tahliye etmesi ve kira borcunu ödemesi için Diyarbakır 5. Noterliğince ihtarnameler gönderildiğini ileri sürerek, davalının müvekkiline ait taşınmazdan tahliyesini ve müvekkilinin birikmiş olan 12.000,00 TL kira alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada tebligatların... isimli kişiye yapıldığını; ancak böyle bir kişinin bulunmadığını, taraflar arasında bir kira ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin taşınmaz inşaat halindeyken satın aldığından taşınmazda hak sahibi olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. Diyarbakır 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.04.2017 tarihli ve 2016/1197 Esas, 2017/621 Karar sayılı kararı ile davalının dava konusu taşınmazda kira ilişkisine dayanmadan oturduğu, davacının davalı hakkında el atmanın önlenmesi davası açabileceği ve bu davalara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda davalının malik olmadığı ve taşınmaza haksız el attığı sabit olduğundan el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebi yönünden davacının malik olduğu tarihten itibaren belirlenen miktara hükmedilmesi gerektiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1. Davacının dava dilekçesinde kira alacağı ve tahliye istediğini, ancak mahkemenin bu talepten farklı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 995 inci maddesine giren bir konuda karar verdiğini, 2. Davacının 12 No.lu duruşmaya katılmadığını, Mahkemenin bu duruşmada dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermediğini, davacının 16 No.lu duruşmaya da katılmadığını, Mahkemenin bu duruşmada dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, 3. Tapu iptal ve tescil davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 13 No.lu duruşmada mazeret dilekçesi sunduğu, Mahkemenin de bu mazereti kabul ettiği, dolayısıyla davalı vekilinin bu konudaki itirazının yerinde olmadığı, dava dilekçesinde davalının T.C. kimlik numarası doğru yazıldığından maddi hatadan kaynaklanan durumun husumetten reddi gerektirmediği, Mahkemece el atmanın önlenmesi ve ecrimisile hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı; ancak Mahkemece harcın hatalı hesaplanması doğru görülmediğinden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını aynen tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir" 3. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). 4. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz dilekçesindeki itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4235, K. 2024/4391, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4235-e-2024-4391-k-8e1e9cd62717