Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4141 E. 2024/3183 K. – İnançlı İşlemden

Konu: İnançlı İşlemden Kaynaklı Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4141
Karar No
2024/3183
Karar Tarihi
Konu
İnançlı İşlemden Kaynaklı Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/721 E., 2023/1813 K. DAVA TARİHİ : 11.06.2021 KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/441 E., 2022/825 K. Taraflar arasındaki inançlı işlemden kaynaklı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı vekili Av. ...., diğer taraftan davalılar vekili Av. .....geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların murisi.....'in davacının avukatı olduğunu ve davacının ekonomik olarak zor bir döneminde inançlı işlemle bir kısım taşınmazların muris adına kaydedildiğini, davalılardan taşınmazların devrinin talep edilmesine rağmen devredilmediğini belirterek ..., ..., 1293 ada 8 parsel, B1 Blok, 22 numaralı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın muris tarafından parası ödenerek satın alındığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmaza ilişkin yazılı bir inanç sözleşmesinin bulunmadığı, davacı tarafça delil olarak sunulan yazışma ve beyanların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, bu nedenle taraf tanıklarının dinlendiği, fakat davacı iddiaları ile tanıklarının ifadelerinin örtüşmediği, aile mahkemesindeki beyanların bir neden göstermeksizin istifa eden vekile ait olduğunu, mail yazışmalarının vekiller arasında gerçekleştiği, protokolün imza edilmediği, taşınmazın muris tarafından satın alınış tarihi, murisin ölüm tarihi ve dava açılış tarihi arasında uzunca süre geçtiği gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanıklarca davaya konu taşınmazın davacıya ait olduğunun beyan edildiğini, aile mahkemesindeki dilekçelerde inançlı işlemin ikrar edildiğini ve kesin delil teşkil ettiğini, davalı ... tarafından davacı vekiline gönderilen protokolde inanç ilişkisinin ikrar edildiğini, sunulan delillerin bir kısmının mahkemece incelenip değerlendirilmediğini, kararın adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil ettiğini, yemin deliline dayanma hakkı hatırlatılmadan karar verildiğini belirerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyada bulunan whatsapp yazışmalarının dava konusu daireye açıkça bağlanamadığı, davacı tarafından hazırlanan protokolün ise davalı tarafından imzalanıp onaylanmadığı, davalı vekilinin mahkeme dışı ikrarının takdiri delil olduğu, dosyada yazılı delil başlangıcı niteliğinde herhangi bir delil bulunmadığı, davacının yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususu kendisine hatırlatılmamış olmakla birlikte bu hakkın hatırlatılmamasının istinaf itirazı olarak ileri sürülmediği, istinaf sebepleri ile sınırlı inceleme yapıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşma talepli temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının sadece davacı tarafça istinaf edildiğini, bölge adliye mahkemesince istinaf inceleme kapsamını aşılarak delilerin delil başlangıcı niteliğinde olmadığının belirtildiğini, yine bölge adliye mahkemesince delillere yönelik değerlendirme yapıldığını, aile mahkemesindeki vekilin beyanlarının davalıyı bağlayacağını ve dosya açısından kesin delil teşkil ettiğini, istinaf dilekçesinde yemin hususunun istinaf sebebi olarak açıkça belirtildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inanç sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup ve özellikle 6100 sayılı HMK'nın 255 inci maddesi uyarınca tarafların ancak kendisinden kaynaklanan vakıalara yönelik yemin eda edebileceği, somut olayda davalıların inanç ilişkisinin tarafı olmadığı, bu nedenle yemin hakkının hatırlatılmamış olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 17.100,00 TL’nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4141, K. 2024/3183, T. 04.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4141-e-2024-3183-k-f2521affa9a0