Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4133 E. 2023/5925 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4133
- Karar No
- 2023/5925
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/982 E., 2023/761 K. KARAR : Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/190 E., 2021/464 K. Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakım sözleşmesinin feshi ile tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın reddine, davacıya irat bağlanmasına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; eşi merhum ... 'den miras yolu ile müvekkiline intikal eden gayrimenkullerin tamamını, bakmakla yükümlü şerhi koymak kaydı ile tapuda altı çocuğuna devrettiğini, davalıların kendisine bakmadıklarını, dava tarihi itibarıyla müvekkiline sadece Bağ-Kur emekli maaşının yetmediğini, çocuklarının maddi ve manevi olarak yardım etmemesi sonucunda zor durumda kaldığını belirterek, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin feshi ile davalılara devrettiği gayrimenkullerin tapularının iptal edilmesine ve tekrar müvekkili adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacıya karşı bakım yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, müvekkilleri ile dava dışı diğer kardeşleri arasında oluşan husumet nedeniyle davacının bu davayı açtığını, davacının müvekkilleriyle görüşmeyi reddettiğini, davacının sözleşme ile devredilen taşınmazlar dışında başka gayrimenkullerinin de bulunduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davalıların, akitten doğan bakım ödevini yerine getirememesinin davacıdan kaynaklanan nedenlerle oluştuğu..." gerekçesiyle "....davacının ölünceye kadar bakma akdinin feshi ve buna dayalı oluşturulan kaydının iptali ve tescil talebini içerir davasının reddine ... dava tarihi 27.09.2018'den itibaren geçerli olmak üzere kaydı hayat şartı ile aylık 1.000,00TL iradın bakım borçluları davalılardan, müştereken ve müteselsilen tahsili ile bakım alacaklısı davacıya verilmesine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davasını ispat ettiğini, ispata rağmen tarafların sosyal ve içtimai durumuna uygun olmayan ve çok düşük düzeyde irada karar verildiğini, kararın davacı yönünden mağdur edici olduğunu, davacı yönünden maktu vekâlet ücreti takdir edildiğini, davanın nevi itibarıyla taşınmazların kıymet takdirlerinin yapıldığını, bakiye harç yatırıldığı için dava kıymeti üzerinden avukat ücreti verilmesi gerekirken maktu avukat ücreti verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahemesi kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerine kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, davacının davasında nafaka talep etmediğini, nafakaya ilişkin harç ödenmediğini, Mahkeme taleple bağlı olup davacının talebi dışında hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözönünde tutulmadan, hak ve yarar dengesi sınırları gözetilmeden ve nasıl tespit edildiği anlaşılamayan aylık 1.000,00 TL’ye hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacının gelir durumunun ve üzerine kayıtlı malvarlığı araştırmaksızın nafakaya hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davalılar yararına nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken hükümde avukatlık ücreti takdir edilmediğini belirterek, İlk Derece Mahemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davalının, akitten doğan bakım ödevini yerine getirememesinin davacıdan kaynaklanan nedenlerle oluştuğu sabit bulunduğuna göre mahkemece tapu iptali ve tescil isteğinin reddine ve Türk Borçlar Kanunu’nun 617/son maddesi hükmü uyarınca irad bağlanmasına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur ... HMK’nın 326/1. maddesinde yargılama giderlerinin davada haksız çıkan taraftan tahsil edileceği hüküm altına alınmış olup, eldeki dava kabul edildiğine göre davacı lehine vekalet ücreti takdirinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır..." gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesindeki nedenlere dayanarak ve re'sen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin feshi ile tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ıncı maddesi birinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 6098 sayılı Borçlar Kanun'un 611 ve 617 inci maddesi son fıkrası, 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.