Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3731 E. 2023/5568 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3731
- Karar No
- 2023/5568
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3085 E., 2022/663 K. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA BİRLEŞTİRİLEN DAVADA KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/1768 E., 2021/125 K. Taraflar arasındaki asıl davada tapu iptali ve tescil, tapu kaydındaki haciz ve ipotek şerhlerinin terkini ikinci kademede tazminat; birleştirilen davada; ipoteğin kaldırılması ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada tapu iptali ve tescil talebinin reddine tazminat isteminin kabulüne; birleştirilen davada davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine, karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde birleştirilen davada davalı ...Ş. vekili Av. ...'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.11.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkiline 30.05.2013 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle dava konusu 1008 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 1 numaralı bağımsız bölümü satmayı vadettiğini, satış bedeli olan 230.000,00 TL'nin müvekkili tarafından davalı şirkete ödendiğini, dava konusu bağımsız bölümün müvekkiline fiilen teslim edildiğini, müvekkilinin tapunun kendisine devrini beklerken dava konusu taşınmazın kaydına muvazaalı olarak Türkiye Finans Katılım Bankası lehine ipotek konulduğunu öğrendiğini belirterek, dava konusu taşınmazın davalı şirket adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına hacizlerden ve ipoteklerden ari olarak tesciline mümkün olmaması halinde müvekkili tarafından davalıya ödenen 230.000,00 TL'nin taşınmazın rayiç değerinden az olmamak üzere avans faiziyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu bağımsız bölümü 30.05.2013 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığını, taşınmazın müvekkiline teslim edildiğini, taşınmazda 07.04.2015 tarihinde davalı banka lehine 2.000.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, ipoteğin değerinin taşınmazın değerinden yüksek olduğunu, davalı şirketin taşınmazın tapusunu hileli bir şekilde üzerine geçirdikten 17 ... sonra taşınmazda davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, ekspertiz raporu vs. alınmadığını, kredi işlemlerinin usulsüz olduğunu, müvekkilinin kendisine tebliğ edilen satış ilanı ile davalı bankanın alacağının diğer davalı şirket Birleşim A.Ş.'ye temlik edildiğini ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını öğrendiğini, ... takdirinin daire görülmeden yapıldığını ve raporun müvekkiline tebliğ edilmediğini, davalı bankanın usulsüz ipotek tesis ettiğini ve tüm uyarılara rağmen ipotek alacağını diğer davalıya temlik ettiğini, davalı ...Ş.'nin de bunu bilerek usulsüz olarak satış işlemlerini sürdürdüğünü belirterek, ipoteğin kaldırılmasına ve müvekkilinin taşınmazın satışından kaynaklı zararının tazminine karar verilmesini istemiştir. 3. Davacı vekili 21.12.2020 tarihli dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline ve ipoteğin terkinine ikinci kademede 292.309,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu ipoteği hukuka uygun ve iyi niyetle tesis ettirdiğini beyan ederek davanın görev, yetki husumet yokluğu ve esastan reddini savunmuştur. 2. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin %100 hissesi TMSF'ye ait bir kamu iştiraki olduğunu ve TMSF'den devir aldığı el konulan batık bankalara ait kredi dosyalarını takip ettiğini, davalı bankadan 29.06.2016 tarihli temlik sözleşmesi ile Eyfel Ltd. Şti'nin borçlarının temlik alındığını, daha sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, satış ilanının davacıya tebliğ edildiğini, davacının satışın durdurulması, ihalenin feshi ve diğer taleplerinin reddedildiğini, davacının dayandığı sözleşmenin geçersiz olduğunu, ipoteğin 07.04.2015 tarihinde tesis edildiğini, satış vaadi şerhinin ise 20.08.2015 tarihinde konulduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın satışının icra müdürlüğünce yapılması nedeniyle tapu kaydının davacı adına tescilinin mümkün olmadığı, davalı şirketin sözleşme kapsamında tahsil edilen bedeller ile davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle asıl davada tapu iptali ve tescil talebinin reddine, 292.309,00 TL'nin davalı ... Ltd. Şti.'nden tahsiline, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı bankanın iyi niyetli olmadığını, ipoteğin usulsüz tesis edildiğini, tapu iptali ve tescil talebi kabul edilerek ipoteğin terkin edilmesi gerektiğini, birleştirilen davada tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleştirilen dava davalılarının davacıyı zarara uğratma kastı ile ipotek devrini gerçekleştirdiklerinin ispatlanamadığı ve tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı bankanın iyi niyetli olmadığını ve taşınmazda ipotek tesis ederken ... yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı ...Ş.'nin ise tapu kaydında ihtiyati tedbir şerhi ve satış vaadi şerhi varken taşınmazı devralması nedeniyle TMK md. 1023 korumasından yararlanamayacağını, eksik incelemeyle karar verildiğini, bedelin yalnızca davalı şirketten tazminine karar verilmesinin hatalı olduğunu, birleştirilen dava davalıları lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu, tüketici olan müvekkilinden istinaf karar harcı tahsil edilemeyeceğini, tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmesi gerektiğini, mümkün olmaması halinde rayiç değerin tazminine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl davada dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, tapu kaydındaki haciz ve ipotek şerhlerinin terkini, ikinci kademede tazminat; birleştirilen davada dava Esas No : 2023/3731 ipoteğin kaldırılması ve tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1023 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...Ş.'ye verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.