Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3617 E. 2024/4517 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3617
- Karar No
- 2024/4517
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2376 E., 2023/615 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 12.11.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/335 E., 2022/221 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekilleri Av. ..., Av. ... ve davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 43 ada 33 parsel sayılı taşımazda 1/2 oranında paydaş olduğunu, dava dışı Servet tarafından dava konusu taşınmazdaki 1/2 oranındaki payın davalıya satıldığını, satış bedelinin resmi akitte muvazaalı olarak gerçek satış bedelinin üzerinde gösterildiğini, davacının keşfen belirlenecek değerden dava konusu payı satın almaya hazır olduğunu iddia ederek 43 ada 33 parsel sayılı taşınmazda davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, hak düşürücü sürenin dolduğunu, satış akdinde gösterilen bedelin gerçek satış bedeli olduğunu, akitte muvazaa bulunmadığını, davacının payını satmak için müvekkillerinden değerinin çok üzerinde bir bedel talep ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılar vekili 2. cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kullanımı konusunda satıcı ile davacıya payını devreden annesi arasında taksim sözleşmesi yapıldığını belirterek fiili taksim savunmasında bulunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiği, bu halde ön alım hakkını kullanmasının artık 4721 sayılı TMK’nın 2 nci maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kargir bina vasfında olduğunu, zeminde 4 katlı yapı bulunduğunu, zemin katta dükkan, diğer katlarda birer daire yer aldığını, taşınmaz üzerinde kat irtifakı bulunmadığını, dükkan ve dairelerin ayrı ayrı satılmasının mümkün olmadığını, kat mülkiyetine geçilmemiş ve kat irtifakı kurulmamış taşınmazlarda fiili taksim olsa bile ön alım hakkının kullanılabileceğini, 1. ve 2. kattaki dairelerin kullanımı konusunda davacı ile davalılara payını satan davacının kız kardeşi Servet arasında mutabakat olsa da 3. kattaki dairenin kullanımı konusunda anlaşmazlık bulunduğunu, aynı şekilde zemin kattaki dükkanı birlikte kiraya vermiş olsalar da bu kat yönünden de anlaşmazlık bulunduğunu, paydaşın kendi payına düşen yerleri sattığı iddiasının mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini, ortaklığın aynen taksim yoluyla giderilmesinin mümkün olmadığı durumlarda fiili taksimin de mümkün olmayacağını, fiili taksim savunmasıyla yasal ön alım hakkının kullanılmasının önüne geçilemeyeceğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarına ilaveten davacının ve davalılara pay satanın zeminde paylarına karşılık gelecek şekilde yer kullanmadıklarını, dava konusu taşınmazda satılan paya özgülenmiş kısım bulunmadığını, taşınmazda konut ve ticaret alanlı imar durumu nedeniyle 6 katlı bina inşa edilebileceğini, zemindeki dükkanı davacı ve satıcının birlikte kiraya verdiğini, sonrasında da taraflarca birlikte kiraya verildiğini , kira bedelinin taraflarca tapu kaydındaki payları oranında tahsil edildiğini, taksim sözleşmesinin geçerli olmadığını, sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, sözleşmenin taraflarınca uygulamaya konulmadığını,17.03.2022 tarihli 3. oturumdaki davacının dava konusu taşınmazda kendi kullanım şeklini beyan etmesinin mahkemece davacının taksim sözleşmesini onayladığı şeklinde anlaşılmasının isabetli olmadığını, 43 ada 33 parsel sayılı taşınmaz davacı ile kardeşi satıcı Servet'in annesi olan müteveffa ...'nin tam mülkiyetinde iken annesi ve kız kardeşinin ikamet etmesi için yapının davacı tarafından inşa edildiğini, fiili taksim bulunmadığının bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2 nci, 734 üncü ve devamı maddeleri. 3. 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve özellikle ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 17.100,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.