Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3613 E. 2024/3609 K. – Mirastan Feragat

Konu: Mirastan Feragat Sözleşmesinin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3613
Karar No
2024/3609
Karar Tarihi
Konu
Mirastan Feragat Sözleşmesinin İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2147 E., 2023/918 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Vize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/379 E., 2020/209 K. Taraflar arasındaki mirastan feragat sözleşmesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların mirasbırakanı ... ile müvekkilinin düzenlendiği ... 6. Noterliği 26.04.2012 tarih ve 3809 yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesinin düzenlendiğini, müvekkilince dava konusu sözleşmenin içeriğinin 30.10.2017 tarihinde öğrenildiğini, sözleşmenin mirasbırakanın baskısı sonucu yanılma, aldatma ve korkutma ile müvekkiline imzalatıldığını ileri sürerek bahsi geçen mirastan feragat sözleşmesinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu mirastan feragat sözleşmesinin iptali için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil gösteremediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile mirasbırakan arasında 26.04.2012 tarihinde dava konusu mirastan feragat sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin niteliği gereği davacı tarafın sözleşmenin içeriğini bilmediği ve davacının sözleşmeyi 30.10.2017 tarihinde öğrenmiş olduğu iddiasına itibar edilmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 39 uncu maddesine göre yanılma veya aldatma sebebiyle sözleşmenin iptali için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin sözleşmenin düzenleme tarihi olan 26.04.2012 ile dava tarihi olan 12.10.2018 tarihi arasındaki hak düşürücü sürenin geçtiğini, yine korkutma nedenine dayalı iptal talebi için mirasbırakanın ölüm tarihi olan 05.05.2015 tarihi itibariyle korkutma etkisinin kalktığı tarih ile dava tarihi arasında hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu sözleşmeyi 30.10.2017 tarihinde öğrendiğini, mirasbırakanın davacıyı mal bırakma vaadi ile notere götürdüğünü, davacının 30.10.2017 tarihine kadar sözleşmeden haberdar olmadığını, davada hak düşürücü sürenin geçmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 528 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 39 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3613, K. 2024/3609, T. 09.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-3613-e-2024-3609-k-2c165a7c6f81