Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3555 E. 2024/2706 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3555
Karar No
2024/2706
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 09.01.2023 SAYISI : 2023/538 E., 2023/856 K. DAVA TARİHİ : 02.11.2020 KARAR : Davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/16 E., 2022/408 K.

Taraflar arasındaki meraya el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların, mülkiyeti müvekkiline ait dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi 134 ada 1 parsel sayılı mera vasıflı taşınmazı izinsiz ve haksız yere kullandığını, ... Kaymakamlığı'nın men kararı ile bu durumun tespit edildiğini, dava konusu mera parselinin ayrı bir statüye sahip olduğunu, haksız yere tecavüz ederek mera taşınmazını amacı dışında kullanan ve mera taşınmazının vasfının bozulmasına sebebiyet veren davalıların, vaki müdahalesinin men'ine, eski hale getirme bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davaya süresinde cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların dava konusu mera vasıflı taşınmazı tarla haline getirerek ekin ekip biçmek suretiyle kullandığı tarla haline getirerek ekin ekip biçmek suretiyle kullandığı hususunun ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından ispat edilemediği, mahalli bilirkişiler ve davacı tanığının dava konusu taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığına ilişkin görgüye dayalı beyanlarının olmadıkları aksine mahalli bilirkişilerin mera vasıflı taşınmazın dava dışı kişiler tarafından tarla olarak kullanıldığını beyan ettikleri, davalıların da dava konusu taşınmazı kullandıklarını kabul etmedikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yerde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarının tıpa tıp aynı ifadeler içerdiğini, davalıların tecavüz tarihinin 2020 yılı ve öncesine ait olduğunu men tarihinde buğday mahsulünün ekili olduğunu, yerel mahkemece mahalli bilirkişilere dava konusu mera taşınmazında hangi ürünün ekili olduğu, kimler tarafından kullanıldığı, davalılardan ...’a daha önce tecavüzünden dolayı men kararın verilip verilmediğinin sorulmadığını, mahalli bilirkişi beyanlar husumetin takdirinde yeterli olmamasına rağmen eksik inceleme ile karar verildiğini mahkemece davanın husumetten reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... İstinaf dilekçesinde özetle; dava konusu nisbi harca tabi olduğu için vekalet ücretinin de nisbi hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kaymakamlık men kararının 2020 yılının Haziran ayında verildiğini, eldeki davanın ise 01.09.2020 tarihinde men kararında belirtilen buğday bitkisi hasat edildikten sonra açıldığından dava tarihi itibariyle men kararının el atma olgusuna delil olmasının mümkün olmadığını, dinlenen davacı tanığının görgüye dayalı bir bilgisi olmadığı gerekçeleriyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.

2. Davalı tarafın vekalet ücretine yönelik istinaf talebi yönünden; eldeki davada dava değerinin müdahale edilen alanın zemin değeri ve eski hale getirme bedelinin toplamından ibaret olduğunu; zemin değerinin bilirkişi raporuna göre 1.149.040,00 TL, eski hale getirme bedeli ise 125.814,13 TL olduğu, Mahkemece davalı lehine müdahalenin önlenmesine konu taşınmazın zemin değeri ve eski hale getirme bedeli toplamı üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, anılan mahkeme kararının düzeltilerek yeniden hüküm tesisine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek ve davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince davanın husumetten reddine karar verilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesinin davanın esastan reddine karar vermesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683 maddesi.

3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .

2. Dava konusu taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığı ispat edilemediğinden davalıların pasif husumeti bulunmamaktadır. Davalıların pasif husumet ehliyeti bulunmadığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereği kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir ise de bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (A-5) numaralı bendinde yer alan “149.985,93 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “9.200,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3555, K. 2024/2706, T. 20.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-3555-e-2024-2706-k-3227f5c7f7e1