Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3481 E. 2024/3427 K.
Konu: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3481
- Karar No
- 2024/3427
- Karar Tarihi
- Konu
- Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/350 E., 2022/1424 K. DAVA TARİHİ : 28.03.2016 KARAR : İstinaf başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/181 E., 2018/573 K.
Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; dava konusu 325 ada 25 parsel sayılı, 480,00 metrekare alanlı, arsa vasıflı, tarafların paydaş olduğu taşınmazda bulunan 7 katlı ve 15 daireli binanın (muhdesatın) davalı müteahhit ... ile arsa sahipleri arasında düzenlenen harici protokol ve noterde düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden davalı müteahhit tarafından inşa edildiğini, bir kısım müvekkillerinin arsa sahipleri, diğerlerinin ise bir kısım arsa sahibinden ve müteahhitten daire satın alan kişiler olduklarını ileri sürerek anılan 15 adet dairenin müvekkillerine ait olduğunun tespiti ile tapunun beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmesini istemiştir
II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... ve Hulusi vekilleri ayrı ayrı vermiş oldukları istinaf dilekçelerinde; savunmalarını tekrarla kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu muhdesatın (binanın) yer aldığı 325 ada 25 parselin, paylı mülkiyet hükümlerine göre taraflar adına tapuda kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerinde kat irtifakı bulunmayan 7 katlı ve 15 daireli bir bina bulunduğu, davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu 7 katlı ve 15 daireli binanın (muhdesatın), davalı müteahhit ... ile arsa sahipleri arasında düzenlenen harici protokol ve noterde düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden davalı müteahhit tarafından inşa edildiğini, bir kısım müvekkillerinin arsa sahipleri, diğerlerinin ise bir kısım arsa sahibinden ve müteahhitten daire satın alan kişiler olduklarını ileri sürerek anılan 15 adet dairenin müvekkillerine ait olduğunun tespiti ile tapunun beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmesini istediği, davacıların bu talepleri özü itibariyle davalı müteahhit ile arsa sahipleri arasındaki sözleşme hukukundan kaynaklandığından davacıların eda davası açmaları gerekirken, muhdesatın tespiti davası açmalarında hukuki yararları bulunmadığı, eda davasına konu olabilecek talebin tespit davası açmak suretiyle istenilmesinde hukuki yararın varlığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf isteklerinin ayrı ayrı kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesini, aşamalardaki beyanlarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m).Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m).22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, birarazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklindedikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespitdavası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.)
3. Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
12.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.