Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2467 E. 2024/1625 K.
Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2467
- Karar No
- 2024/1625
- Karar Tarihi
- Konu
- El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/709 E., 2023/548 K. KARAR : Ecrimisile yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine, el atmanın önlenmesi talebine yönelik başvurunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/453 E., 2019/699 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisile yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine, el atmanın önlenmesi talebine yönelik başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Diğer taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline ait dava konusu taşınmazın davalı tarafından haksız olarak kullanıldığını belirterek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı; taşınmazın aile konutu olduğunu, tehdit ve korku ile kendisinden alındığını, daha sonra muvazaalı olarak başka kişilere devredildiğini, taşınmazın 250.000,00 TL karşılığında teminat olarak ...'a verildiğini, onun da birlikte iş yaptığı ...'ya muvazaalı devrettiğini, ... ile ...'in daha sonra işbirliği yaparak iş ortaklığı olan davacıya sattıklarını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne, 16.08.2017 - 08.09.2017 dönemi için 1.440,00 TL ecrimisilin 08.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın emanet olarak verildiğini, daha sonra Göksel isimli kişiye devredildiğini, onun da davacıya muvazaalı olarak devrettiğini, taşınmazın iade edilmediğini, davanın haksız olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taşınmazın maliki olduğu, malik sıfatı ile haksız kullanım nedeniyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etme hakkı olduğu, davalının haklı bir nedenle kullandığını kanıtlayamadığı, el atmanın önlenmesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ecrimisil yönünden ise hükmedilen miktarın karar tarihi olan 07.11.2019 itibari ile istinaf sınırından daha az olduğu, istinafı kabil bir karar olmadığı gerekçesiyle ecrimisil yönünden istinaf başvurusunun usulden reddine, el atmanın önlenmesi talebi yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin bir bütün olduğunu, ecrimisil yönünden istinaf talebinin kesinlik sınırı nedeniyle usulden reddedilmesinin doğru olmadığını, taşınmazın müvekkiline aitken teminat amacıyla devredildiğini, açılan tapu iptali ve tescil davasının da irade sakatlığı oluşturularak feragat etmesinin sağlandığını, Mahkemece bu hususların araştırılmadan karar verildiğini, dava dilekçesinde 4 No.lu bağımsız bölüm hakkında dava açılmışken Mahkemece 20 No.lu bağımsız bölüm hakkında karar verildiğini, ecrimisil talebinin kısmen kabul edilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerine ilişkindir. Davacının aynı dava dilekçesi ile birden fazla talebi ileri sürmesi "objektif dava birleşmesi" olarak tanımlanır. Doktrinde objektif dava birleşmesi ya da kümülatif dava yığılması olarak adlandırılan kurum, Kanunumuzda “davaların yığılması” terimi benimsenerek düzenlenmiştir. Hukuk Genel Kurulu’nun 30.04.2019 tarihli ve 2018/4-1036 Esas, 2019/493 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesinlik sınırının belirlenmesi kamu düzenindendir ve kesinlik sınırı belirlenirken davanın değeri esas alınır. Davanın değeri ise genel anlamıyla, bir davadaki taleplerin toplamıdır. 492 sayılı Harçlar Kanununa göre harç tüm taleplerin toplamı üzerinden alınır (16/2. mad). Objektif dava birleşmesi durumunda dava değeri, aynı davada ileri sürülen taleplerin toplam değeridir. Somut olayda, davacı aynı maddi ve hukuki ilişkiden doğmuş taleplerini aynı davada birleştirmiştir. Objektif dava birleşmesi olarak adlandırılan durumda taleplerin her biri ayrı dava olmakla birlikte, görünüşte tek bir hüküm bulunduğundan kesinlik sınırının tespiti için el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine yönelik dava değerlerinin toplanmaları ile ortaya çıkacak değerin esas alınması gerekir. Başka bir anlatımla; aynı maddi ve hukuki ilişkiden doğmuş talepler aynı dava dilekçesi ile ileri sürüldüğünde dava değerinin bu iki talebin toplamı olarak değerlendirilmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin ecrimisile yönelik istinaf istemini esastan incelemesi gerekirken, usulden reddetmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.