Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/1599 E. 2023/2170 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1599
- Karar No
- 2023/2170
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 14.01.2020 tarihli, 2016/12677 Esas 2020/331 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; dava konusu 697 ada 46 parsel sayılı taşınmazda bulunan kendisi ve davalıların paylı olarak malik oldukları bağımsız bölümlerdeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar, duruşmada satış istediklerini belirtmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2015/895 Esas, 2016/346 Karar sayılı ilamında davanın kabulüyle 697 ada 46 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın aleni satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2016/12677 Esas, 2020/331 Karar sayılı ilamında; "...mahkemece, taraflara ait bağımsız bölümlerdeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekirken 697 ada 46 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine şeklinde hüküm tesisinin infazda tereddüt oluşturacağı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 697 ada 46 parsel sayılı taşınmazın aynen taksimi kabil olmadığından ortaklığın aleni satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; karara esas alınan bilirkişi raporunun yanıltıcı ve eksik olduğunu, ofislerin cephesinin ve m² büyüklüklerinin dikkate alınmadan değerlerinin belirlendiğini, davalılara birer tane bağımsız bölümün verilmesi yerine ikisinin hisse toplamına denk gelebilecek 8, 14, yada 18 numaralı bağımsız bölümlerden birisinin verilmesi gerektiğini, şu anki emlak piyasasına göre payını satmak istemediğini, aynen taksim istediğini, avukatının olmamasına rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek açıklanan ve resen nazara alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Türk Medeni Kanunu'nun 698 inci ve devamı maddeleri, 794 üncü ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalının aşağıda yer alan bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen 697 ada 46 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın aleni satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi ve tarafların vekillerinin bulunmamasına rağmen davacı ve davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacının aşağıda 2 numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacının mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1 inci paragrafında yer alan "697 ada 46 parsel sayılı taşınmazın" ibaresinin çıkartılarak yerine "697 ada 46 parsel sayılı taşınmazdaki 8, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17 ve 18 numaralı bağımsız bölümlerin" yazılmasına, hüküm fıkrasının 6 ncı paragrafında yer alan "Taraflar kendilerine vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı ve davalı için ayrı ayrı 4.255,00 TL maktu vekalet ücretinin ve" ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, HUMK'un 440/III- 2 nci bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.