Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/1159 E. 2024/1738 K. – Vasiyetnamenin

Konu: Vasiyetnamenin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1159
Karar No
2024/1738
Karar Tarihi
Konu
Vasiyetnamenin İptali

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/194 E., 2022/1012 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıoğlan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/117 E., 2019/46 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; muris ...'un dayısı olduğunu ve murisin 30.08.2010 tarihinde vefat ettiğini, muris tarafından düzenlenen Sarıoğlan Noterliği'nin 18.08.2008 tarihli ve 000635 yevmiye numaralı vasiyetname ile vasiyetnameye konu taşınmazların sadece davalıya vasiyet edildiğini ancak davalının murisin torunu olmadığını, davalının annesi ...'nin yanlışlıkla murisin nüfusunda gösterildiğini, vasiyetnamede yer alan taşınmazların tek başına murise olmadığını, kendi annesi ... adına da hisseli olduğunu, annesi ...'in vasiyetnamenin tanzimi ve murisin ölüm tarihinde hayatta olduğunu, annesinin muvaffakatı alınmadan vasiyetname düzenlenmesinin de vasiyetnameyi geçersiz kılacağını belirterek, dava konusu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; murisin mal varlığının çoğunu bedeline karşılık kendisine sattığını, geriye kalan tarlaların ise kendisine miras olarak kaldığını, taşınmazlara ait tapuların halen muris adına yazılı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2017/117 Esas, 2019/46 Karar sayılı kararında "...davacının dava tarihinde mirasçı ve vasiyet alacaklısı olmaması nedeni ile taraf sıfatı olmadığı..." gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/1-d maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili dava dilekçesinde dayandığı hususları tekrarla; dava dilekçesinde iddia olunan hususların mahkemece araştırılmadan hüküm kurulduğunu, vasiyetnameye konu taşınmazların hisseli olması nedeniyle dava açmakta müvekkilinin hukuki yararının bulunduğunu, ilk Bölge Adliye Mahkemesi kararında da bu hususun gösterildiğini, vasiyetnamenin açılıp okunması dosyasında müvekkilinin annesi ...'in hayatta olmasına rağmen tebligat yapılmadığını, muris ve müvekkilinin annesinin taşınmazda müvekkillerinin dedesi olan ... nedeni ile taşınmazda hissedar olduğunu, müvekkilinin hak iddiasının mirasçı sıfatından değil hissedarlıktan kaynaklandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2020/194 Esas 2022/1012 Karar sayılı kararıyla "... mahkemece verilen kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu..." gerekçesiyle "...davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d, 308 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 558 inci ve 559 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1159, K. 2024/1738, T. 25.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-1159-e-2024-1738-k-d792bd5c6489