Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/113 E. 2024/112 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/113
- Karar No
- 2024/112
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2259 E., 2022/2440 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/12 E., 2022/48 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis istemli davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın müvekkilinin babası olduğunu, Bafra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/1219 Esas sayılı vasiyetnamenin açılması dosyasında murisin müvekkilini kendisi ile ilgilenmediği gerekçesi ile mirasçılıktan çıkardığını öğrendiklerini, her ne kadar vasiyet eden davacının kendisi ile ilgilenmediğini ileri sürmüş ise de müvekkilini kendisinden uzak tuttuğunu, miras bırakanın diğer mirasçılarının baskısı altında iş bu vasiyeti hazırladığını, vasiyetname ile müvekkilinin saklı payına da tecavüz edildiğini, tüm bu nedenlerle vasiyetnamenin iptalini, iptali mümkün değil ise saklı payın korunması sebebiyle tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; babası ...'ın davacı olan yeğeni ...'ın babası değil dedesi olarak kayıtlara geçmesini ve davacıya miras vereceklerini beyan ettiklerinden taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunmaması dikkate alındığında keşfe ve çeşitli incelemelere gerek olmaksızın davanın karara bağlanmasını istemiştir. 2. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen vasiyetnamenin şekil şartlarını taşıdığı, kanunda sınırlı olarak sayılan vasiyetnamenin iptal koşullarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla davacının vasiyetnamenin iptali yönündeki isteminin reddine ancak davacı mirastan çıkarılma nedenine itiraz etmekle davalılar vasiyetnamede belirtilen mirastan çıkarma nedenlerinin doğruluğunu ispat edemediğinden davacının saklı payını talep edebileceği ve davaya tenkis davası olarak devam edilebileceği düşünülerek murisin ölüm tarihi (28.07.2015) itibarıyla aktif ve pasif malvarlığı araştırılarak taşınmazların güncel değerlerinin hesabı için bilirkişiden alınan 25.11.2021 tarihli rapora göre davacının tenkis talebinin kabulü ile; 231.457,26 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu vasiyetnamenin geçersiz olduğunu ve iptalinin gerektiğini, tenkise tabi tutulan tereke mallarının mahkeme kararına en yakın güncel rayiç değerlerinin hesap edilerek karar verilmesi gerektiği, dosyada keşif yapılmaksızın alınan en son 24.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen değerlerin tereke mallarının gerçek değeri olmadığını, bilirkişi heyeti inşaat makine ve ziraat mühendislerinden oluştuğunu, raporda belirlenen hususların malların bulunduğu yerlerde emsal değer araştırması yapılmaksızın 10.02.2016 tarihinde alınmış raporun baz alınarak oranlama ile düzenlendiğini, her iki raporun giriş kısmının aynı hatalı beyanlar ile oluşturulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 559 ve 571 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 559 uncu maddesi uyarınca vasiyetnamenin iptali davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyi niyetli davalılara karşı on yıl, iyi niyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer. Yine aynı Kanun'un 571 inci maddesine göre tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.