Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6972 E. 2023/6589 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6972
Karar No
2023/6589
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1552 E., 2022/1756 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/27 E., 2022/344 K. Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; Karaman ili, Merkez ilçesi, ... ... Mahallesi, 4180 ada 9 parsel 3 üncü kat, 7 numaralı bağımsız bölümün 1/2 hissesinin resmi olarak davalı olan annesi adına kayıtlı olsa da aslında bu payın kendisine ait olduğunu, taşınmaza ait kredi borçlarının kendisi tarafından ödendiğini, anne ve babası arasında görülmekte olan boşanma davası sırasında hazırlanan protokolde ve aynı davadaki duruşma beyanlarında davalı annesinin bu durumu ikrar ettiğini, ancak tapuda devir işlemini gerçekleştirmediğini belirterek tapuda davalı adına kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin iptali ile bu hissenin kendi adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; taşınmazın 1/2 hissesinin kendisi tarafından alındığını, boşanma davasında bahsi geçen beyanların boşanma davasının olumlu sonuçlanması için sarf edilmiş ifadeler olduğunu, maddi gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında inanç sözleşmesine ilişkin yazılı delil bulunmadığı, ancak davalının Karaman 1. Aile Mahkemesinin 2018/798 Esas sayılı boşanma davasının 31.01.2019 tarihli duruşmasında, davaya konu taşınmazın ... tarafından alındığı ve halen borçlarının ödendiği, taşınmaza ait hisseleri hiç bir hak talep etmeden devredeceği, şeklinde beyanda bulunduğu, bu beyanın ikrar mahiyetinde olduğu, bir davada mahkeme önünde yapılan ikrarın başka bir davada da geçerli olduğu, kesin delil teşkil ettiği, davalının önünde yapılan dava konusu taşınmazın kredi borcunun düzenli olarak davacı tarafından ödendiği yönündeki beyan ve ikrarı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece ikrar olarak nitelendirilen protokolün yok hükmünde olduğunu, davacının iddiasını ispatlar başka delil sunamadığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, ödemelerin davacı tarafından yapılmasının tek sebebinin davalının sağlık sebepleri ile banka işleri ile ilgilenememesi olduğunu, davacının ödeyecek gücü olmadığını, açılan davanın dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın doğru olduğunu ancak tapu üzerindeki yükümlülüklerin tamamen kaldırılarak karar verilmesi gerektiğini, dava açılma tarihinden sonra tapu kaydına hacizler konduğunu, davalının şahsi borçlarına ilişkin olduğunu belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Karaman 1. Aile Mahkemesinin 2018/798 Esas sayılı boşanma davasının 31.01.2019 tarihli duruşmasında davalının imzalı beyanı ile inançlı temlik ve namı müstear iddialarının kabul edildiği, duruşmadaki imzalı bu beyan ile inanç ilişkisinin davacı tarafından kanıtlandığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki haciz alacaklıları aleyhine hacizlerin terkini sebebine dayalı dava açılmadığından bu konuda karar verilmemesinin doğru olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil talebi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 188 inci maddesi. 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. İkrar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 188 inci maddesinde "Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez. Maddi bir hatadan kaynaklanmadıkça ikrardan dönülemez. Sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrar tarafları bağlamaz." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda, Karaman 1. Aile Mahkemesinin 2018/798 Esas sayılı boşanma davasının 31.01.2019 tarihli duruşmasındaki davalı ...'a ait beyanlara dayanılarak davanın kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6972, K. 2023/6589, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-6972-e-2023-6589-k-5d7beeb712a2