Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6371 E. 2023/6600 K.
Konu: Paydaşlar Arasında El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6371
- Karar No
- 2023/6600
- Karar Tarihi
- Konu
- Paydaşlar Arasında El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/685 E., 2022/749 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/167 E., 2021/55 K. Taraflar arasındaki paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; arsa niteliğinde taşınmazın davacılara ve davalıya miras yoluyla intikal ettiğini, murisin ölüm tarihinden beri taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını, davalıya Beyoğlu .... Noterliğinin 24.07.2015 tarih ve 5731 yevmiye No.lu ihtar ile kira alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini, ancak bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, davacıların dava konusu taşınmazdaki 3/4 hissesinin haksız kullanılmasından dolayı 05.04.2014 tarihinden dava tarihine kadar olan döneme ilişkin olarak 46.995,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline ve davalının taşınmaza müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; intifadan men koşulunun oluşmadığını, davacıların da muristen kalan taşınmazlarda kullandığı yerler bulunduğunu, davalının bu taşınmazda hissedar olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça, her ne kadar dava konusu taşınmazın bulunduğu binada, davacıların da kullandığı taşınmazlar bulunduğu iddiası yönünden; davalı tanık beyanlarında, davacılardan ... ve ...'ın murise ait binada oturdukları beyan edilmiş ise de davalı tarafça, muris Musa Çoban'ın, mirasının ve kendisinden tüm mirasçılarına intikal edecek olan taşınmazların taksim edildiği, her bir davacının ayrı ayrı bu taksim sonucu kullandığı yerler bulunduğunun ispat edilemediği açıklanmıştır. 2. Davalının, davacıların kullanımına engel olduğu; davalının kullanımına rıza gösterilmeyen dönem olan, 28.07.2015 tarihi ile 05.04.2019 tarihleri arasındaki hesap edilen toplam 31.526,91 TL ecrimisil alacağının, yıl ve dönem faizi uygulanmak suretiyle, davacıların miras hisselerine düşecek şekilde hesap edilen bilirkişi raporundaki hesaplamalar uyarınca davanın kısmen kabulüne, 3. Dava konusu taşınmazda, davacıların, davalı ile birlikte hissedar oldukları anlaşıldığından, davalı tarafın, bu dava konusu taşınmaza yönelik, davacıların payı oranında müdahalesinin men'ine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, müvekkilinin payından fazla yer kullanmadığını, dava konusu dairenin bir odasında eşinin ölümünden sonra da tek başına yaşadığını, dairenin ancak bir odasını kullandığını, davacıların istedikleri zaman dava konusu daireyi kullanmalarına bir mani olmadığını, davacıların dava konusu taşınmazda çekişmesiz olarak fiilen kullandıkları bağımsız yerlerin bulunduğunu, tanık beyanlarına neden itibar etmediğinin gerekçeli kararda açıklamadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile intifadan men koşulunun ihtarnamenin tebliği tarihi itibariyle oluştuğu, davacıların, ihtardan önce davalının taşınmazı kullanımına rıza göstermişler ise de ihtardan sonraki döneme ilişkin kullanımına rızalarının bulunmadığı, davacıların dava konusu taşınmazda kullandıkları yer bulunduğunun davalı tarafça kanıtlanamadığı gözetilerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 683,995 inci maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.