Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6219 E. 2023/125 K.
Konu: Ortaklığın Giderilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6219
- Karar No
- 2023/125
- Karar Tarihi
- Konu
- Ortaklığın Giderilmesi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'nin borcundan dolayı İcra ve İflas Kanunu'nun 121 inci maddesi uyarınca icra mahkemesinden alınan yetki belgesi uyarınca davalının elbirliği halinde maliki olduğu dava konusu taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli ve 2015/582 Esas, 2016/457 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2018/3234 Esas, 2021/2971 Karar sayılı kararıyla, Dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına ilişkin UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden yapılan güncel sorgulamaya göre; hükmün temyizinden sonra, miras bırakan ...'nin payı, 11.07.2017 tarih ve 5704 yevmiye numaralı mirasın taksimi işlemi ile müşterek mülkiyete dönüştürülmüştür. Davalı borçlu ...'nin 124 ada 69 parsel sayılı taşınmaz dışındaki parsellerde payının kalmadığı, 124 ada 69 parselde ise; 1/2 payının bulunduğu anlaşılmıştır. O halde, güncel tapu kayıtları dosya içerisine getirtilerek 124 ada 69 parsel yönünden; elbirliği mülkiyeti hali sona erdiğinden borçluya ait haczedilen payın cebri icra yoluyla doğrudan satışının istenebileceği, bu durumda davacının dava açmakta hukuki yararının kalmadığı, diğer taşınmazlarda ise; davalı borçlu ...’nin payının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtlarının celp edildiği, dava konusu 124 ada 69 parsel sayılı taşınmaz dışındaki parsellerde borçlu ...'nin payının kalmadığı, 124 ada 69 parsel sayılı taşınmazda davalı ... Emrenin 1/2 oranda payının bulunduğu, pay üzerinde elbirliği mülkiyeti bulunmadığı İİK'nın 121 inci maddesi uyarınca verilen yetki ile paylı mülkiyete konu payın satılamayacağı ve TMK'nın 688/3 üncü fıkrası uyarınca alacaklı tarafından haczettirilip paraya çevrilebileceği gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava şartının dava tarihine göre değerlendirilmesi gerektiğini, dava tarihinde borçlunun taşınmazlarda miras sebebiyle hak sahibi olduğunu ve davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı icra hakimliğinden İcra İflas Kanunu'nun 121 inci maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. 2. Tarafların, davanın görülmesi ve sonuçlandırılması için ödedikleri paraların tümüne yargılama giderleri denir. Keşif giderleri, tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler, yargılama sırasında yapılan diğer tüm giderler, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır (HMK m. 323). 3. Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK m. 326). Yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedilir. Yargılama gideri tutan, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir (HMK m. 332 /l, 2). 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Somut olaya gelince; davacı tarafından borçlu ... hakkında hakkında, ... İcra Müdürlüğünün 2014/1109 Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibi neticesinde, dava konusu taşınmazlardaki miras hissesi üzerine haciz konularak, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/9 Esas sayılı dosyası üzerinden İİK'nın 121 inci maddesi gereğince verilen yetki belgesine istinaden ortaklığın giderilmesi davası açılmıştır. 3. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu, bozma ilamında belirtildiği üzere, borçlu ...'nin dava tarihindeki taşınmazlarda miras sebebiyle hak sahibi olduğu ancak sonrasında yapılan intikallerle, bir kısım taşınmazlarda payının bulunmadığı bir kısmında ise paylı mülkiyetinin bulunduğu anlaşılmış 124 ada 69 parsel yönünden; elbirliği mülkiyeti hali sona erdiğinden borçluya ait haczedilen payın cebri icra yoluyla doğrudan satışının istenebileceği, bu durumda davacının dava açmakta hukuki yararının kalmadığı, diğer taşınmazlarda ise; davalı borçlu ...'nin payının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddi gerekeceğini belirtilerek hükmün bozulması kararı verilmiştir. 4. O halde; davacının davasını açarken ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmekte haklı olduğu ancak yargılama sırasında hukuki yararının sona erdiği gözetilerek yargılama giderleri ile sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi yaptığı yargılama giderlerinin ve AAÜT gereğince vekalet ücretinin de dava tarihindeki haklılık durumuna göre belirlenerek borçlu tarafa yükletilmesi gerekmektedir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.