Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4198 E. 2023/5505 K.
Konu: Muhdesatın Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4198
- Karar No
- 2023/5505
- Karar Tarihi
- Konu
- Muhdesatın Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1782 E., 2022/665 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1137 E., 2020/742 K.
Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1057 ada 9 parsel sayılı taşınmazın arsasının müvekkilinin anne ve babası tarafından alındığını, taşınmaz üzerindeki binanın yarım bodrum katını, zemin kattaki dükkan ve ilave bina olan yazıhaneyi, 1 ve 2 nci kattaki daireyi yaptırdığını, 3 ve 4 üncü katın çimento, tuğla ve kum malzemesini babası ile kendi işyerlerinden temin ettiğini, usta ve ... parasını ödediğini ve üçüncü ... tuğla örülü kaba inşaattan şu anki durumuna gelmesi için gerekli olan masrafları yaptığını, dördüncü katın sıva ve iç tesisatını babası ile birlikte tamamladığını ileri sürerek, muhdesatın aidiyetinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar, taşınmazın babasının parası ve annesinin satılan gayrimenkul paraları ile yapıldığını belirterek ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanık beyanları doğrultusunda, taşınmazın yapımında davacının ½ katkı sağladığı kanaatine varıldığından, davanın kısmen kabulü ile 1057 ada 9 parselde kayıtlı binanın yarım bodrum ..., zemin dükkan ... ve yanındaki yazıhane dahil birinci kattaki dairenin (dükkan dahil ikinci kat) ile üçüncü ve dördüncü katın çimento tuğla kum malzemelerinin 1/2'sinin ve tuğla ile örülü kaba inşaattan üçüncü katın şu anki hâle gelmesinin 1/2'sinin davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf başvurusunda, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hüküm kısmının açık olmadığını, infazında tereddüde mahal bıraktığını, kabule göre de ... belirtilmemesi ile davanın kısmen reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf başvurusunda, İlk Derece Mahkemesinin davayı değerlendirirken sadece davacı ile murisin birlikte çalıştıkları gerekçesine dayandırdığını, tarafların kardeş olduklarının göz önünde bulundurulmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tutanağına göre taşınmazın kadastro tespiti “dört katlı kâgir bina” niteliği ile 18.02.1993 tarihinde itirazsız kesinleştiği, eldeki davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde belirtilen on yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra 25.10.2018 tarihinde açıldığı, dosya kapsamından muhdesatın 1971 ila 1978 yılları arasında yapıldığının anlaşıldığı, Mahkemece davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilmiş olmasının isabetsiz olduğu belirtilerek, davacı vekilinin başvurunun esastan reddine, davalılar vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizinde, Türk aile yapısı gereği müvekilinin babasına para vermek sureti ile binayı yaptırdığını, evvelden hak talep etmesinin ... arasında husumete yol açabileceği için hak talep etmediğini, hakkını sebepsiz zenginleşme hükümlerine almaya çalışırsa taşınmaz için tedbir kararı aldıramayacağını, verilen karar ile Anayasal hak arama özgürlüğünün kısıtlandığını, ayrıca hükmedilen vekâlet ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 12 üncü maddesinin üçüncü fıkrası
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.