Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4147 E. 2023/5507 K. – Baz İstasyonunun

Konu: Baz İstasyonunun Kâl'i

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4147
Karar No
2023/5507
Karar Tarihi
Konu
Baz İstasyonunun Kâl'i

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3921 E., 2022/623 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/416 E., 2020/364 K. Taraflar arasındaki baz istasyonunun kâl'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olup ikamet ettiği konutun bulunduğu binaya komşu olan dava konusu binada davalı şirketlere ait GSM baz istasyonlarının bulunduğunu, davalılardan ..., ... ve ...'in diğer davalı şirketlerle sözleşme yaparak baz istasyonu kurulmasına izin verdiklerini, müvekkili ve ailesinin dava konusu baz istasyonunun klima motor ses ve uğultularından rahatsız olduğunu, baz istasyonlarından yayılan ve insan sağlığını tehdit eden elektromanyetik radyasyon nedeniyle müvekkili ve ailesinin endişe içinde olduklarını, teras ve balkonu kanser olma korkusu ile kullanamadıklarını, komşu binanın baz istasyonu kurulmasına teknik olarak da elverişli olmadığını, Bayrampaşa Belediyesi ile BTK'dan baz istasyonlarının kaldırılmasını talep ettiklerini ancak sonuç alamadıklarını belirterek, dava konusu yerde davalı firmalara ait GSM baz istasyonlarının kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş., ... Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş., Vodafone Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş. vekilleri ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçelerinde özetle, teknik ve bilimsel açıdan davacının taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, 5809 sayılı Yasa ve bu yasa dahilinde BTK tarafından çıkarılmış Yönetmelik gereğince kurulmuş olan baz istasyonlarının mevzuatta belirlenen limit değerleri dikkate alınarak ve BTK tarafından verilen Güvenlik Sertifikası da alınarak kurulduğunu, davacı yönünden bir zarar doğmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2018/416 Esas, 2020/364 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamında yapılan araştırma sonucunda dava konusu edilen baz istasyonlarının normal standartlarda çalıştığı ve Dünya Sağlık Örgütünün ... olduğu standart değerlerin çok altında yayın yaptığı, ayrıca 21.04.2011 tarihli Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Yönetmeliğine ve 07.04.2018 tarih 30394 sayılı Yönetmeliğe uygun olarak çalıştıkları, 30106 sayılı Yönetmelik gereğince dava konusu baz istasyonuna 100 metre mesafede anaokulu veya kreşin bulunmadığı, baz istasyonlarının kurulma ve çalışma şartları Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenmekte olup ülkelerin buna uygun yönetmelikler çıkartarak uygulamak zorunda olduğu, gerek baz istasyonları tarafından yapılan ölçümler gerekse mahkemece görevlendirilen bilirkişi heyetince yapılan ölçümler neticesinde baz istasyonlarının yönetmeliğine uygun olarak çalıştığının tespit edildiği, davacı tarafın iddia ettiği şekilde kendisinin ya da yakın çevresinin sağlığını tehdit eden bir durumun da belirlenmediği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvurusunda, bilirkişi heyetinin alanında uzman kişilerden teşekkül etmediğini, bilirkişi raporlarını düzenleyen kişilerin uzmanlık alanlarına bakıldığında ... ... Yatmaz'ın fizik mühendisi, ... Durna'nın elektrik mühendisi ve ... ...'ın harita mühendisi olduğunun görüldüğünü, hiç birisinin sağlık alanında uzman olmayan bilirkişilerin bir materyalin sağlığa zararlı olup olmadığı yönünde davalılarla ağız birliği yaparcasına rapor düzendikleri, mahkemenin anılan rapora dayanarak hüküm kurmasının hem raporu hem de mahkeme kararının ... sakatladığını, sağlık alanında uzman olmayan bilirkişilerin baz istasyonlarından yayılan radyasyonun insan sağlığına olumsuz etkilerinin bulunduğuna ilişkin kesin nitelikli bilimsel verilerin bulunmadığı yönündeki tespitleri de görev ve yetki aşımı olmakla, yapılan tespitlerin de gerçeği yansıtmadığını, davaya konu baz istasyonunun yüksekliğinin ulusal ve uluslararası otoritelerce belirlenmiş standartlara uygun olmadığını, mahkemece müvekkilinin baz istasyonunun çıkardığı gürültüden rahatsızlığı hususu değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece yapılan araştırmalar ve dosyaya ibraz edilen bilirkişi kurulu raporu ile tüm dosya kapsamına göre davaya konu baz istasyonunun limit değerlere ve güvenlik mesafelerine uygun olarak kurulduğu ve işletilmekte olduğu anlaşıldığından, ayrıca baz istasyonunun davacının sağlığına zarar verdiği bilimsel delillerle de kanıtlanamadığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sağlığa zarar vermesi sebebiyle davalı şirketlere ait baz istasyonlarının kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 ... maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 ... maddesi 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4147, K. 2023/5507, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-4147-e-2023-5507-k-d93cdd7542ee