Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/2271 E. 2023/3860 K. – İpoteğin Kaldırı
Konu: İpoteğin Kaldırılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2271
- Karar No
- 2023/3860
- Karar Tarihi
- Konu
- İpoteğin Kaldırılması
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1036 E., 2021/1913 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölpazarı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/4 E., 2021/3 K. Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09/04/2014 tarihinde Bilecik ili, Gölpazarı ilçesinde bulunan 178 adet gayrimenkulünün üzerine davalı lehine ipotek tesis ettirdiğini, ipotek sebebinin müvekkilinin ipotek esnasında tapu sicil müdürlüğüne verdiği 09/04/2014 tarihli dilekçesinden de anlaşılacağı üzere, şahsı adına düzenlenmiş ve şahsına teslim edilecek olan 2.000,000,00 TL bedelli teminat mektubu karşılığı olduğunu, her ne kadar 09/04/2014 tarihli dilekçesinde müvekkili tarafından teminat mektubunun alındığı beyan edilmiş ise de davalının mektubu müvekkiline teslim etmediğini, taşınmazlar üzerindeki fek işlemlerinin de davalı tarafından yapmadığını belirterek, müvekkilinin 178 adet taşınmazı üzerine davalı lehine konulmuş olan ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacı tarafa dava harcın tamamlattırılarak yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, davacının serbest iradesiyle usul ve yasaya uygun bir şekilde tesis edilmiş ipoteğin fekkini teminat mektuplarının verilmediğinden bahisle talep ettiğini, davacının ileri sürdüğü iddia, beyan ve taleplerin, belge ve maddi gerçekliğe aykırı haksız bir iddia olduğunu, davaya konu ipotek bedelinin sunulan banka dekontları ile sabit olduğu şekilde müvekkili tarafından davacının banka hesabına gönderildiğini, bir kısmının ise elden verildiğini, davacının iş bu ipotek sebebiyle tahsil etmediği bir bedel veya alması gereken bir teminat mektubunun söz konusu olmadığını, tapu kayıtlarının incelenmesi neticesinde ipotek ilişkisinin usulüne uygun bir şekilde tesis edildiğinin anlaşılacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli 2018/4 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararı ile; "ipoteğin ileride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği, bu bağlamda bu borca ilişkin ödeme iddiasının yazılı delil ile ispatlanması gerektiği ancak ispatlanamadığı, ... Türkiye Finans Katılım Bankası'ndan gelen yazı cevabı ile davalı tarafından farklı tarihlerde davacıya gönderilmiş olan 2.000.000,00 TL'lik dekont suretlerinin dosyada mevcut olduğu, bu durumda davacının davalıya olan borcu nedeniyle ipotek tesis ettirdiği, aksinin yani farklı bir alacak borç ilişkisinin bulunduğunun ise davacı tarafından ispatlanamadığı, taraflar arasında teminat mektubu verilmediği hususunda ihtilaf bulunmadığına göre ipotekle teminat altına alınmış bir alacak bulunduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda III numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava diğer beyan dilekçelerini tekrar ederek, davaya konu ipoteğin teminat ipoteği olduğunu, ipotek senedinin 17. sayfasında da ipotek tesisinin amacının "...'in ...'dan olan 2.000.000,00 TL bedel mukabilinde diğer kredi için müşterek borçlu müteselsilen ... lehine FBK süre ile ipotek tesis ettikleri..." şeklinde yazılı olduğunu, davaya konu ipoteğin resmi seneti ve diğer ipotek evraklarında veriliş amacının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirgin olduğunu, davalı tarafından davaya konu ipoteğin paraya çevrilmesi için başlatılan icra takibine yönelik şikayetin kabul edildiğini, Gölpazarı İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/3 Esas sayılı dava dosyasında "takibe konu ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu kesin borç ipoteği niteliğinde olmadığı" gerekçesi ile şikayetin kabul edildiğini, bu karar ile ipoteğin teminat ipoteği olduğu hususunun kesinleştiğini, ipoteğe konu alacağın varlığına yönelik ispat külfetinin davalıya ait olduğunu, davalının sunduğu para makbuzlarında ipotekle ilişkilendirilebilecek hiçbir ibare bulunmadığını, tanık dinletme talebine muvafakatlerinin bulunmamasına rağmen bu hususta tanık dinlendiğini belirterek, davanın reddine yönelik kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç 1.Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesince "teminat mektubunun; bankaların yurt içinde ya da yurt dışında bulunan müşterileri lehine bir malın teslimi, bir işin yapılması veya bir borcun ödenmesi gibi konularda muhatap kuruluşlara veya kişilere hitaben verdikleri garanti sözleşmesi niteliğindeki belgeler olduğu, davalının teminat mektubu düzenleme yetkisine sahip özel hukuk tüzelkişi (banka) olmadığı; ... kural olarak havalenin bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterdiğini, bu karinenin aksini havaleyi gönderenin ispat etmesi gerektiğini ancak bu karinenin uygulanması için havale gönderinin, havale gönderilene mevcut, ödenmesi gereken bir borcunun bulunması gerektiği, davacının banka havalesi ile gönderilen 2.000.000,00 TL bedelli meblağın "davalıdan olan alacağının tahsili olduğunu" ileri sürmüş ise de davacı tarafından delil bildirilerek davalıdan bu tutarda bir alacağının bulunduğunu ispat edilmediği ve davacının bu karineden yararlanamayacağı; ... somut olayda toplanan deliller ile dosya kapsamından, davalı tarafından davacıya banka havalesi ile gönderilen 2.000.000,00 TL paranın teminatı olarak davacıya ait Gölpazarı İlçesi, Kurşunlu Köyü'nde bulunan toplam 178 adet taşınmaza, tapuda düzenlenen 09.04.2014 tarih 740 yevmiye sayılı Resmi Senet ile F.B.K. süre ile ipotek tesis edildiği, bu itibarla tesis edilen ipoteğin teminat ipoteği olduğu, davalı tarafından davacıya ödenen 2.000.000,00 TL paranın davacı tarafından davalıya iade edilmediği, mahkemenin davanın reddine dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesindeki nedenleri tekrar ederek; Bölge Adliye Mahkemesinin yorumunun doğru olmadığını, davaya konu ipoteğin niteliğinde hataya düşüldüğünü, davalının bankadan ipotek mektubu alacağı ve müvekkilime vereceği hususunun, senedin 19. sayfasında yer alan "...'in ...'dan olan 2.000.000,00 TL bedel mukabilinde diğer kredi için müşterek borçlu müteselsilen ... lehine" ibarede de belirtildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde davalının banka olmadığı bu sebeple teminat mektubu veremeyeceği gibi bir gerekçe ile hareket ettiğini, ayrıca borcun varlığının ispatını havale alana yükleyerek karar verildiğini, davalının müvekkiline gönderdiği havaleler toplamının 1.900.000,00 TL olduğunu ve havale açıklamalarında "Küçükyalı inşaatı için" ibaresinin yazılı bulunduğunu, davalının bu dekontları başka davada ortaklık katılım sebebi olarak yine başka bir şirketten (İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/56 Esas sayılı dosyasından) talepte bulunduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkin olup, uyuşmazlık dava konusu olaya uygulanması gereken usul ve yasa hükümlerine herhangi bir aykırılık veya yanılgılı değerlendirme bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6., 881 inci vd. maddeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 556 ncı vd maddeleri 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. İncelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve temyiz itirazlarının bölge adliye mahkemesi kararında değerlendirilmiş olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.