Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/1916 E. 2023/3089 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1916
Karar No
2023/3089
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 8036 ada 3 parsel sayılı taşınmazda müvekkili ile davalının l\2’şer paya sahip olduğunu, müvekkiline bildirim yapılmadan 1\2 payın 03.10.2019 tarihinde davalı tarafından satın alındığını belirterek tapu kaydında davalıya ait 1\2 payın iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalının kardeş olduklarını, davalı müvekkiline dava konusu gayrimenkulü satmış gibi gözüken satıcıların da tarafların diğer kardeşi ...'in mirasçıları olduğunu, ortada gerçek bir satış bulunmadığını, fiili taksim olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yakın akraba arasında yapılan satışın geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç Davacı vekili istinaf dilekçesinde; gerçek bir satışın olmadığını yapılan işlemin bağış olduğunu, mahkemece satış varmış gibi yorumlandığını, satışın gerçek olup olmadığının araştırılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karan ile davalı vekili tarafından sunulmuş olan cevap dilekçesindeki tanıkların dinlenilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar nitelikte tanıklar dinlenilmeden nüfus kayıtları ve davalı beyanlarının yakın akrabalık ilişkisini ispatı için yeterli görülmesi eleştirmeyi gerektirmekte ise de; davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesindeki; "Öncelikle davalı ile tapuyu devreden arasında geçerli bir satım sözleşmesi yoktur. Zira davalı yan cevap dilekçesinde de kabul ettiği üzere tapuda satış işlemi olarak gösterilen işlemin esasında bağış olduğu çünkü hiçbir bedel ödenmediği tartışmadan uzaktır." şeklindeki kabul ve beyanı, davalı tarafın yapılan işlemin satış olmadığı yönündeki savunmaları dikkate alınarak tapuda satış olarak gerçekleştirilen işlemin gerçekte satış olmadığı, bağışlama niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarına benzer beyanları ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/1916, K. 2023/3089, T. 05.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-1916-e-2023-3089-k-6e31242cca23