Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5302 E. 2024/7084 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5302
- Karar No
- 2024/7084
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1610 Esas, 023/1068 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/319 E., 2021/104 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1986 yılından itibaren tescilli marka sahibi olduğunu, son olarak 2003/31184 tescil numaralı ... ibareli markayı 29/30/31/35/43 numaralı sınıflarda tescil ettirdiğini, markasını kesintisiz kullandığını, markanın sektörde tanındığını, davalının ise ... ibaresini aynı emtia ve sınıfta 16.01.2020 tarihinde tescil ettirdiğini, söz konusu markalar arasında görsel ve fonetik benzerliğin olduğunu, söz konusu markanın aynı mal ve hizmet gruplarında kullanılmasının tüketici nezdinde iltibasa neden olacağını, ... markasının Türkiye ve yurt dışında bilinen, meşhur ve güvenilir bir marka olup rakip firmalar tarafından ... markasına yakın, bu markayı çağrıştıran kelimelerin türetildiğini, müvekkili şirkete ait marka ve markanın zinciriymiş gibi algı oluşturmak amacıyla bu markaları sicile tescil ettirdiklerini, davalının tescilinin de aynı şekilde kötüniyetli bir tescil olduğunu, davacının markasının tanınmışlığından faydalanarak haksız gelir elde etmek istediklerini, davalının markasının müvekkili şirketin markasının seri markası veya devamı gibi bir motifi olduğunu ileri sürerek ... markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 1988 yılından günümüze ..., ..., ..., ... ve ... markaları ile pastacılık sektörüne yön veren bir şirket olarak kek, hazır kek karışımı, yiyecek ve içecekleri için koku verici aromalar, kabartma tozları gibi çeşitli gıda maddeleri üreten alanında saygın ve güvenilir bir üretici olduğunu, 16/01/2020 tescil tarihli ... markası da yine bu alanlarda üretim yapan ve kendini kanıtlamış bir marka olduğunu, kuruluşundan bugüne kadar içecek ve pastacılık sektöründe dünyada ve Türkiye'de birçok ilke imza attığını, davalının alanında öncü özgün ve tescilli ... markası ile tüketicilerine malzeme kalitesinde ne kadar iyi olduğunu da ispatladığını, tarafların markalarının motifleri arasında davacının iddiasının aksine herhangi bir benzerlik bulunmamakla birlikte görsel olarak karıştırılmayacak şekilde birbirlerinden farklı olduğunu, davacının marka motifinde yazı etrafında oval bir şekil bulunduğunu, davalının motifinde ise böyle bir şekil bulunmadığını ve yazı tipinin oldukça farklı olduğunu, hitap ettikleri tüketici kitlesi nezdinde iltibas oluşmayacağını, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet oluşturmayacağını, hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının tescilli ... markasının kelime markası olduğu, ... ve ... şeklinde iki bölümnden oluştuğu, ... ibaresindeki "..." harflerinin kırmızı, "..." harflerinin siyah olarak yazıldığı, davacı ve davalı markalarının sonunda yer alan "..." ibaresinin hecesinin, tarafların markaları açısından benzerlik tespiti için yeterli olmadığı, davalı markasının temel olarak kelime markası olduğu ve markanın bütünsel değerlendirmesinde nihai tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, davaya konu olayda benzerlik tespit edilmeyen taraf markaları yönünden davalının tescilinin kötü niyetli olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, davacının kötü niyete delalet edecek başkaca delil sunamadığı, somut olayda davalının kötü niyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafça markanın kullanım şekli dikkate alındığında davalının ... markasının davacının ... markasından görsel ve fonetik açıdan farklı olduğu, benzer olmadığı, tarafların markalarının tescil kapsamlarındaki emtiaların aynı ve birbirleri işle ilgili/benzer olduğu ve bu emtiaların orta düzeyde tüketicilere hitap eden mallar olduğu, tarafların markalarını tescil kapsamlarındaki emtialar üzerinde kullanmaları halinde orta düzeyde tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağı, davalının davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, şöhretini sömürmesi itibarına zarar vermesi ya da onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurması ihtimalinin bulunmadığı ve tüm bunlara göre hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.