Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021/7940 E. 2023/129 K.

Konu: Zilyetliğe Dayalı Elatmanın Önlenmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7940
Karar No
2023/129
Karar Tarihi
Konu
Zilyetliğe Dayalı Elatmanın Önlenmesi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki zilyetliğe dayalı elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; vekil edeni tarafından tapuda kaydı bulunmayan ancak belediye kaydı bulunan taşınmazı 2006 yılında önceki zilyetlerinden satın aldığını, üzerindeki binayı 01.10.2009 tarihli kira akdi ile ....'a kiraya verdiğini, müvekkilin işleri bozulunca binayı 03.05.2006 tarihinde inançlı islemle haricen ...'e sattığını, sonrasında binanın bilgisi dışında ...'e teslim edildiğini beyanla müdahalenin önlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ...'in mirasçısı olduklarını, taşınmazı kullanmadıklarını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu binanın 1561 parsel sayılı taşınmazda bulunduğu ve bu taşınmazda davacı ve davalıların hisselerinin bulunmadığı, davacı tarafça davalıların müdahalesinin ispatlanamadığı ve davacının tapulu taşınmazda korunacak üstün bir zilyetlik hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; inançlı işleme dair iddialarını sözleşme ve tanık beyanları ile kanıtladıklarını, taşınmazın keşif sırasında tapulu olduğunun anlaşılması üzerine 26.10.2017 tarihli dilekçe ile davalarını zilyetliğin tespiti olarak ıslah ettiklerini ve tescil taleplerinin bulunmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın taşınmazdaki üstün hakkını ve davalıların haksız müdahalelerini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğunu, davacı tarafça istinaf dilekçesinde sözü edilen 26.10.2017 tarihli dilekçenin ise ıslah dilekçesi olarak nitelendirilmesi mümkün olmayıp davacı vekilince o dilekçe ile de, davalıların elatmalarının önlenmesinin istendiği, eda davası açılacak yerde tespit davası açmakta hukuki yararın varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yazılı delille inanç sözleşmesinin ispatlandığını, taşınmazın keşif tarihinde tapulu olduğunun anlaşıldığını, 26.10.2017 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şahsi hakka dayalı elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun; 981 982 ve 983 üncü maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/7940, K. 2023/129, T. 11.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2021-7940-e-2023-129-k-95231fd29d76