Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/9612 E. 2013/18666 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/9612
- Karar No
- 2013/18666
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, müvekkilinin fırın ustası olarak haftanın 7 günü 04:00-17:00 saatleri arasında çalıştığını, iş akdinin haksız olarak işverence 08.01.2010 tarihinde feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı ile hafta tatili, genel tatil, fazla çalışma ücreti ile gece çalışması alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının aynı işyerinde çalışan ...'e hakaretlerde bulunduğunun ve kötü sözler söylediğinin tespit edilmesi üzerine 11.01.2010 tarihinde davacının savunmasının istendiğini, davacının savunma vermediği gibi bu tarihten sonra işe gelmediğini, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedenlere dayandığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacıya ödenmeyen ücret alacağı olmadığını, fazla mesai ve gece çalışması yapılmadığını, hafta tatilinin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar, tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının işyerinde müdür ile anlaşamadığı bu nedenle 08/01/2010 tarihinde işveren tarafından iş aktinin haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında işverenin feshinin haklı olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda, davacı dava dilekçesinde iş aktinin işverence haksız olarak feshedildiğini söyleyerek kıdem ve ihbar tazminatı istemiştir. Davalı ise, 06.01.2010 tarihli şikayet dilekçesine göre işyerinde çalışan ...'e hakaret edip, sinkaflı sözler söylemesi üzerine sözlü olarak 11.01.2010 tarihinde davacının savunmasının istendiğini, 16.01.2010 tarihli ihtarnameyle davacıya ilgili konu hakkında savunmasının sorulması üzerine davacının savunma vermediği gibi bir daha işyerine gelmediğinin tespit edildiğini, davacının devamsızlığına mani olan haklı bir gerekçesinin bulunması halinde belgelerin 2 gün içinde ibraz edilmesinin aksi halde diğer işyeri çalışanı ...'e yapılan hakaret nedeniyle iş aktinin İş Kanunu'nun 25/II-c ve d maddeleri uyarınca feshedileceğinin bildirildiğini, davacının ihtarnameye cevap vermeyip iş aktinin bu şekilde son bulduğunu söylemiştir. Mahkemece dinlenen işyeri çalışanı ... olayı doğrulamış, davacının kendisini sözlü olarak taciz etmesi üzerine işverene bu durumu 06.01.2010 tarihli dilekçe ile bildirdiğini beyan etmiştir. Tutanak tanığı ... ise, 09.01.2010 tarihinden itibaren davacının işe gelmediğini bildirmiştir.Bu durumda, davacının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin taleplerinin reddi gerekirken; mahkemece olayda görgüye dayalı bilgisi olmayan Masen Uzel'in beyanı dikkate alınarak müdür ile davacı arasında anlaşmazlık olduğu bu nedenle 08.01.2010 tarihinde iş aktinin işverence haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesi isabetsiz olmuştur. 3- 4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır. Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir. Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir. Mahkemece, davacının genel tatillerde çalıştığında ücretinin ödendiği gerekçesiyle genel tatil alacağına ilişkin davacı talebinin reddine karar verilmiştir. Dosyaya sunulu bordroların tetkikinden; her ne kadar bordrolarda ulusal bayram ve genel tatillerde çalışılan günler sayısal olarak belirtilmişse de, davacının bu alacağına ilişkin olarak bordrolarda bir günlük yevmiye taahhuku yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının çalıştığı ulusal bayram ve genel tatil günleri tespit edilmek suretiyle, davacıya eksik ödenen yevmiyesi hesaplanarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu alacağa ilişkin talebin tümden reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 7.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.