Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/9052 E. 2013/15999 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9052
Karar No
2013/15999
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine; 2-Davacı 1997-2009 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde çalıştığını, Sosyal Güvenlik Kurumuna çalışmalarının sadece son iki yılının bildirildiğini, iş akdinin davalı işverence haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin UBGT alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacının 2007-2009 yılları arasında çalıştığını, işten kendisi ayrıldığından kıdem ve ihbar tazminatı alamayacağını, fazla çalışma yaptığına ve yıllık izin kullanmadığına ilişkin iddiaların doğru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak davacı talepleri kabul edilmiştir. Somut olayda; davacı vekili 13.09.2012 tarihli duruşmada bilirkişi raporu doğrultusunda talebini ıslah edeceğini beyan etmiş ve mahkemece kendisine ıslah dilekçesini sunmak üzere 1 haftalık süre verilmiştir. Davacı vekili bu süre içerisinde davasını ıslah etmemiştir. Yine, 13/11/2012 tarihli duruşmada davacı vekilinin "Bizim anlaşma durumumuz vardır aksi takdirde talebimizi ıslah etmek için süre isteriz" şeklindeki beyanı üzerine Mahkemece, taraf vekillerince uzlaşma durumu olduğu beyan edilmekle anlaşma hususunda beyanda bulunmak aksi takdirde davacı tarafça ıslah dilekçesini sunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine karar verildiği, ancak davacı tarafça ıslah harcının 21/12/2012 tarihinde yatırılıp aynı tarihte davanın ıslah edildiği anlaşılmıştır. Davalı taraf ıslahın süresinde yapılmadığını bildirerek ıslahı kabul etmediklerini beyan etmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 181.maddesinde kısmi ıslahın 1 haftalık süre içerisinde yapılacağı, bu sürede ıslah işlemi yapılmaz ise ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceği bildirilmiştir. Davalının ıslah süresi içinde yapılmadığı yönündeki itirazına rağmen Mahkemece ıslahın süresinde yapıldığı kabul edilerek ıslah ile arttırılan miktarlar yönünden hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9052, K. 2013/15999, T. 02.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-9052-e-2013-15999-k-a0d5f85ff2d9