Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/7945 E. 2013/14760 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/7945
Karar No
2013/14760
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki itirazlarının reddine, 2-Davacı, işveren tarafından haksız olarak iş akdinin feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin ve genel tatil alacağı ücretinin ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının iş akdini haklı bir neden olmaksızın kendisi feshettiğinden ve tüm alacakları ödendiğinden davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iş akdini davacının haklı neden olmaksızın feshettiği kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine, diğer alacak taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. İş sözleşmesinin işçi tarafından mı yoksa işveren tarafından mı feshedildiği uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 24'üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (b) alt bendi gereğince, işverenin işçiye veya aile üyelerinden birine hakaret etmesi, sövme fiilini işlemesi, sarkıntılıkta bulunması, işçiye iş sözleşmesinihaklı fesih imkânı verir. ... ve namusa dokunacak söz ve davranışların, işveren veya işveren vekili tarafından gerçekleştirilmiş olması hukukî sonucu değiştirmez. Bu eylemlerin Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil etmesi de şart değildir. İşçinin ya da ailesi üyelerinden birinin ... ve namusuna dokunacak söz, davranış veya eylemin, işverenin diğer bir işçisi tarafından gerçekleştirilmiş olması, kural olarak işçiye iş sözleşmesini haklı fesih imkânı vermez. Ancak, ... ve namusa dokunan söz ve davranışlardan haberdar olan işverenin, eylemin tekrarlanmaması yönünde gerekli önlemleri alması, işçiyi gözetme borcunun gereği olarak zorunludur. Somut olayda, davacının, 24 yılı aşkın süredir davalı işyerinde çalıştığı, tarafsız tanık Ergül’ün duruşmada alınan beyanından, davalı şirket sorumlusu ... ...’in davacıya hitaben "araştırma yaptık bazı akaryakıtın senin oğlunun Opet kartı ile alındığını tespit ettik" diye takıldığı, konuşma ilerledikçe şakanın ciddiye bindiği tartışma yaşandığı, ... ...’in davacıya “o zaman anahtarları bırak işten ayrıl" dediği, davacınında anahtarları bıraktığı anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde fesih iradesinin ilk olarak davalı işverenden geldiği, davacının 24 yıllık kıdemini kendi iradesi ile tek taraflı olarak sonlandırmaya yönelik makul gerekçenin bulunmadığı, davalının yapmış olduğu şikayet sonucunda da işyerinde pompadan usulsüz olarak yakıt alımının mümkün olmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve yapılan itirazın reddine karar verilerek kararın kesinleştiği, bu durumda davacıya haksız olarak hırsızlık suçlaması yaparak onu aşağılayan işverenin "anahtarı bırak git" demek suretiyle haksız olarak iş akdini feshettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7945, K. 2013/14760, T. 16.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-7945-e-2013-14760-k-518283e567eb