Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/6373 E. 2013/14265 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/6373
Karar No
2013/14265
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işyerinde 25/09/2005 tarihinde çalışmaya başladığını, davalı işyerinde en son tamburcu olarak aylık 570,00 TL net ücret ile çalıştığını, çalışmasına devam etmekte iken iş akdini 2009 Mart ayından itibaren ücretlerinin eksik ödenmesi, Ocak 2010 ayı ücretinin ödenmemesi, fazla mesai ücretlerinin ve ulusal ... genel tatil ücretlerinin ödenmemesi sebeplerine bağlı olarak 4857 sayılı Yasanın 24. maddesi gereğince 01/02/2010 tarihinden geçerli olmak üzere haklı ve geçerli sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile ücret alacağı, fazla mesai ücreti ve ulusal ...-genel tatil ücretinin tahsilini istemiştir. Davalı, davacının asgari ücret ile çalıştığını, banka hesap ekstreleri getirtildiğinde fazla mesai ücretlerinin ödendiğinin anlaşılacağını, ödeme olmayan aylarda ise fazla mesai çalışması yapılmadığını, yine davacının ücretlerini az bulması sebebi ile iş akdini haksız olarak feshettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, bazı ay bordrolarında bulunan fazla çalışma tahakkuklarının yapılan hesaplamada dikkate alınıp alınmadığı, ücret alacağının ödenip ödenmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Somut olayda; davacıya ait 2009 yılı Ekim ayı bordrosunda 34,65 TL fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirildiği, 2009 yılı Aralık ayı bordrosunda 41,58 TL fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirildiği ve fazla çalışma ücretlerinin banka hesabına yatırıldığı görülmektedir. 2009 yılı Ekim ayı bordrosunun kapsadığı aya ilişkin fazla çalışma alacağı hesabının yapılmaması gerekirken fazla çalışma alacağı hesabının yapılarak ödenen miktarın alacaktan düşülmesi hatalıdır. Yine, fazla çalışma alacağının ödendiği 2009 yılı Aralık ayının da fazla çalışma ücreti hesabında dışlanması gerekirken bu husus dikkate alınmadan hesaba dahil edilmesi isabetsiz olmuştur. Ayrıca, 15.01.2010 tarihi ile fesih tarihi olan 01.02.2010 tarihi arasındaki ücret alacağı olarak davalı işveren tarafından davacının banka hesabına 462,00 TL yatırıldığı halde bilirkişi tarafından 822,00 TL ücret alacağı bulunduğu yönündeki hesaplama nazara alınarak 822,00 TL ücret alacağına hükmedilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş, 15.01.2010-01.02.2010 tarihleri arasında davacının hak ettiği ücret alacağını bulup ödemesi yapılan 462,00 TL ücreti tenzil etmek suretiyle sonuca varmaktır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/6373, K. 2013/14265, T. 11.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-6373-e-2013-14265-k-8452c6281909