Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/7615 E. 2013/11138 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/7615
Karar No
2013/11138
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, 02.06.2010 tarihli noter bildirimi ile 30.05.2010 tarihinde işveren tarafından sözleşmenin feshedildiği belirtilmişse de, aslında 30.05.2010 tarihinde işyerinden kovulduğunu, fesih nedeninin Bölge Çalışma Müdürlüğü soruşturmasında işyerinde 10 ile 12 saat çalışıldığı konusunda beyanda bulunması olduğunu Bölge Çalışma Müdürlüğü raporunda da işyerinde fazla mesai yapıldığının tespit edildiği belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve birtakım işçilik alacaklarını talep etmiştir. Davalı, Bölge Çalışma Müdürlüğü raporu müvekkile tebliğ edilmediğinden davacının ifade verdiğinin bilinmediğini ve bu nedenle işten çıkartılmış olamayacağını, davacının işverenin hareketlerini kameraya alarak dava açan ve toplu olarak iş bırakan diğer arkadaşlarına delil oluşturma gayreti içinde olduğunu, işverenin kasiyer olmadığında kasaya oturduğunu ve bozuk para olmadığında bahşiş kutusundan bozuk para alıp yerine tüm para koyduğunu, ancak davacının görüntüyü sadece bozuk para alırken çektiğini devamını çekmediğini, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, işçinin işyerinde olumsuz sonuçlar doğurabilecek bir eyleminin olması halinde en azından yazılı savunmasının alınması gerektiği, bu mümkün olmaz ise olaya şahit olan kişilerini huzurunda tutanak düzenlenerek imzalatılması ve bu şekilde delillendirilmesi gerektiği, bu yapılmadığından sözleşmenin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Somut olayda davacı salon personeli olarak 2 yıl 4 ay davalı işyerinde çalışmıştır. Davacı işyerinden kovulduğunu, davalı ise davacının işverenini işyerindeki görüntülerini videoya almak suretiyle işyerinden ayrılan ve işverene karşı davaları olan arkadaşlarına delil toplama çabasında olduğunu bu nedenle sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece davalının kendisi açısından haklı nedeni ispatlayamamış olması nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmiştir. Her ne kadar davalı taraf iddiasını ispat bağlamında olayla ilgili herhangi bir tutanak tutmamışsa da davacı vekili davacının arkadaşı olup davalı işyerinde çalışan ve davalı işverene karşı açmış olduğu işçilik davası bulunan ...’in davasında “Tanığımız ...’ün (dosyamızın davacısı) ihzaren celbini talep ediyoruz. Ayrıca işverenin çalışanlara küfür ettiğine dair görüntüler var ve bahşişleri bizzat işverenin aldığına dair görüntüler var, mahkemenin kabul etmesi karşısında yasal izin alınmadan telefon ile kaydedilen bu görüntüleri dosyaya sunacağız” şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... de “davacıyı yasaya uygun olmayan şekilde patronumuzu cep telefonu ile gizli gizli görüntülerken görmüştüm “ şeklinde iddiayı doğrular şekilde beyanda bulunmuştur. Hal böyle olunca davacı vekilinin ellerinde davalının görüntülerinin olduğunu kabul etmesi davalı tanığının davacının cep telefonu ile işvereni gizli gizli görüntülediğini beyan etmesi karşısında davalı işveren açısından davacının doğruluk ve dürüstlükle bağdaşmayan eylemiyle ilgili olarak iş sözleşmesini davacının savunmasını almadan doğrudan tazminatsız sona erdirme hakkının doğduğunun kabul edilmesi gerekecektir. Mahkemece bu hususlar değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile davacının kıdem ve ihbar tazminat talebinin reddedilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 13.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7615, K. 2013/11138, T. 13.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-7615-e-2013-11138-k-59224eb4d66b