Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/4881 E. 2013/11142 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/4881
Karar No
2013/11142
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı yeni güvenlik almaları onucu işten çıkarıldığını belirterek birtakım işçilik alacaklarını talep etmiştir. Davalı, davacını işten çıkarıldığını, tüm yasal haklarını ödendiğini belirtmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında işveren tarafından yapılan ödemelerin hangi alacağın karşılığı yapıldığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İş sözleşmesinden doğan para borçlarının kısmi ifasında, mahsubun ne şekilde yapılacağı ile ilgili 4857 sayılı İş Kanunu'nda özel bir düzenleme bulunmadığından, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri kapsamında sorun çözümlenmektedir. İşçinin işverenden bir alacağının, örneğin sadece kıdem tazminatı alacağının bulunduğu durumlarda, kısmi ödeme nedeniyle mahsup işlemi Borçlar Kanununun 101. maddesi çerçevesinde yapılacaktır. Dairemiz uygulamasına göre, temerrüde düşmüş olan işverenin yaptığı kısmi ödeme işçinin bu hususta beyanda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmelidir. Borcun taksitle ödenmesi konusunda yapılan anlaşma aksi öngörülmemişse, kural olarak, işçinin faiz talebinden vazgeçtiğini kapsar. Ancak, bu sonuç işverenin taksit anlaşmasına uygun hareket etmesine bağlıdır. İşverenin taksitlerden birini zamanında ödememesi halinde, işçinin faizle ilgili feragati geçersiz hale gelir ve sadece ödenmeyen taksit için değil, tüm alacak için faiz talep hakkı doğacaktır. Bu durumda ödenmiş olan önceki taksitlerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubu gerekecektir. Kuşkusuz taksit sözleşmesinin işçinin serbest iradesi ile meydana gelmesi gerekir. İşçinin birden fazla alacağının söz konusu olması halinde, yapılan kısmi ödemenin hangi alacağa ilişkin olduğu işveren tarafından ödeme sırasında belirtilmemiş ve işçi tarafından da bu husus makbuzda gösterilmemiş ise, mahsup işlemi Borçlar Kanunu'nun 102. maddesine göre yapılacaktır. İş Kanunu'nda işçinin sözleşme ve kanundan doğan alacaklarının muacceliyet ve vade zamanları konusunda değişik hükümler öngörülmüştür. 4857 sayılı İş Kanunu'na göre ücret en geç ayda bir ödenir (m.32/5). İş hukuku mevzuatımızda Basın İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç, ücretin peşin ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle ücret, çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel hale gelmektedir. Fazla mesai, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin muacceliyet tarihleri normal aylık ücret gibidir. İşçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelir. 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14 ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi uyarınca, işveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Yukarıda belirtilen diğer tazminat ve alacaklar bakımından ise, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları ödeme zamanı ya da işçi tarafından gönderilecek ihtarnamede belirtilen ödeme günü itibariyle işverenin temerrüdü gerçekleşir. Somut olayda davacı fazla mesai, yıllık izin ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin hüküm altına alınmasını talep etmiş, işveren ise tüm alacakların ödendiğini savunmuştur. Gerçekten de davacı işçiye 1500,00 TL, 4309,00 TL ve 1975,00 TL ödemede bulunulmuştur. Davalı işveren vekili Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne verdiği beyanda bu ödemelerin kıdem ve ihbar tazminatı ile 18 günlük ücret ve kullandırılmayan izin ücreti olarak ödendiğini belirtmiştir. Öncelikli olarak dosyaya sunulan yıllık izin belgelerine göre davacıya yıllık izinleri eksiksiz olarak kullandırılmıştır. Bu nedenle işveren vekilinin yapılan ödemelerde 1975, 00 TL’nin yıllık izinlere mahsuben yapıldığını ifade etmesinin sehven belirtildiği düşünülmektedir. Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken bu dosya da kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunulmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağını hesaplatmak ve daha sonra ödenen miktardan bu alacak kalemlerini mahsup etmek eğer kalan ödeme varsa bu ödemeleri yukarıda bahsedildiği şekliyle alacaklardan mahsup ederek sonuca gitmektir. Mahkemece bu husus yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, davacıdan harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 13.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4881, K. 2013/11142, T. 13.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-4881-e-2013-11142-k-c9a929359ef4