Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/4720 E. 2013/11084 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/4720
- Karar No
- 2013/11084
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacının, davalıya ait iş yerinde 01.02.1998 tarihinden, iş akdinin haksız olarak feshedildiği 11.11.2010 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, en son net aylık 850,89 TL ücret aldığını, hafta tatillerinde, genel tatillerde, dini bayramların 1.günü hariç çalışmaya devam ettiğini, iş akdinin haksız yere doğum iznini kullandığı sırada feshedildiğini iddia ederek, ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin, hafta tatili alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iş akdinin işe mazeretsiz ve izinsiz olarak devam etmemesi üzerine haklı sebebe dayanılarak feshedildiğini, davacının iş akdine aykırı davranışları nedeniyle noter kanalıyla uyarıldığını ve yazılı savunma istendiğini, bu nedenle davacıya tazminat ödenmesinin mümkün olmadığını, davacının talep etmiş olduğu genel tatil, yıllık izin ve hafta tatili çalışma ücretlerinin de soyut ve temelsiz iddialardan ibaret olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıtlardan davacının 29.03.2010 - 14.7.2010 tarihleri arasında doğum izninde olduğu, 15.07.2010 - 09.10.2010 tarihleri arasında yıllık izinli olduğu ve davacıya böyle bir yasal mecburiyet olmadığı halde süt izinleri toplu olarak verilerek 08.08.2010- 13.09.2010 tarihleri arasında süt izni adı altında izin verildiği, dosya kapsamından bu iznin bitiminden sonra davacının işine dönüp başlamadığı anlaşılmakla, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı bozma nedenidir. 4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar. Somut olayda dosyada bulunan, iş yıllık ücretli izin izlenimi adlı belgede davacının 2001 yılında 1 hafta 2002 yılında 2 hafta 2003-2004 yıllarında 2 hafta 2005 yılında 2 hafta 2006-2007 yıllarında 2 hafta 2008 yılında 2 hafta izin kullandığına ilişkin kayıt bulunduğu, davacının bu belgeyi itiraz ileri sürmeksizin imzaladığı görülmektedir. Bilirkişi tarafından yıllık izin hesabı yapılırken bu belgenin incelenmediği ve hesaplamada dikkate almadığı, mahkemenin hatalı hesap yapan bilirkişi raporunu esas alarak sonuca gittiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; bilirkişiden ek hesap raporu alınarak bu belge değerlendirilerek yıllık izin alacağı hesaplanarak çıkacak sonuca göre karar vermektir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir. SONUÇ;Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.