Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/3990 E. 2013/10161 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/3990
Karar No
2013/10161
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, işçilik alacaklarının ödenmesini işverenden istediğini, işveren kabul etmeyince Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayet ettiğini, 2010 Aralık 2011 Ocak ve Şubat ücretinin bu şikayet üzerine ödendiğini ve bunun üzerine işten çıkarıldığını belirterek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının devamsızlık yapması nedeniyle haklı nedenle sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının ücretlerinin ödendiğine dair bordro veya banka kaydı sunulmadığından , davacının iş sözleşmesini kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde haklı olarak feshettiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir. Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir. Somut olayda mahkemece davacının milli bayramların tamamında ve dini bayramların ilk günü hariç diğer günlerinde çalıştığı belirtilerek ulusal bayram ve genel tatil alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak davacıya bordroda tahakkuku yaptırılan 2010 yılı Ağustos 1 gün, Ekim 1 gün, Kasım ayı 4 gün ulusal bayram ve genel tatil ücreti banka kanalı ile kendisine ödenmiştir. Mahkemece bu ödemeler hesaplamadan mahsup edilmesi gerekirken mahsup edilmeden sonuca varılmış olması bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 30.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3990, K. 2013/10161, T. 30.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-3990-e-2013-10161-k-d62d94028a3f