Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/3153 E. 2013/9842 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/3153
- Karar No
- 2013/9842
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla).. Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda mahkemece davacının temyiz talebinin hükmün miktar yönünden kesin olması nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen 17.12.2012 tarihli Ek Kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-6100 sayılı HMK'nun geçici 3.madde 1.fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2.fıkrasına göre ; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK'nun 427/2.maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra(inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir. İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir. Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir. Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir. Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir. Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında “5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15.maddesindeki düzenleme gereği HUMK'nun 427.maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği” açıkça belirtilmiştir. 2012 yılında mahkemece verilen kararların temyiz edilebilmesi için temyize konu dava değerinin 1690,00 TL'yi geçmesi gerekir. Yukarıda belirtildiği üzere kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.Somut olayda dava dilekçesinde fazlaya dair haklar saklı tutulmakla ve dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporunda hesap edilen alacak miktarı da kesinlik sınırı üzerinde kalmakla Mahkemece verilen karar kesin nitelik taşımamasına karşın davacının temyiz talebinin ek kararla rededilmiş olması isabetsizdir.Bu nedenle Mahkemenin 17.12.2012 tarih ve 2011/18 E. - 2012/176 K. sayılı davacının temyiz talebinin reddine dair ek karar bozularak ORTADAN KALDIRILMALI, ve davacının 11.10.2012 tarihli karara yönelik temyiz itirazları incelenmelidir. 2-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddine SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkemenin 17.12.2012 tarihli ek Kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, davacının yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan 11.10.2012 tarihli Kararın ONANMASINA, davacıdan harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 27/5/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.