Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/3050 E. 2013/4814 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/3050
Karar No
2013/4814
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, hak ettiği işçilik alacaklarının ödenmesi talebinde bulunması üzerine davalı tarafından iş akdine son verildiğini, kendisine 10.000,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını ancak başkaca ödeme yapılmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının 21/03/2002-01/09/2010 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, tüm ücret ve haklarının eksiksiz olarak ödendiğini, davacının tüm hak ve alacakları yönünden işvereni ibra ettiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, işyerinde prim uygulamasının 2005 yılında kesildiğini bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin davalı işverenlik işçisi olarak çalışmakta iken iş akdinin sona erdirildiği, davalının tazminat ödenmesi vecibesini yerine getiremediği, öte yandan davacı iddiasının tanık beyanları ile sübut bulduğu, hak kazanılan işçilik alacaklarının ödendiğinin ispat yükü kendisine düşen davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2013/3050 -2013/4814 S/2 4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Dava 20.10.2010 tarihinde açılmış olup o tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 188.maddesinde "Hakimin re'sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar" deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir. (Prof.DR Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü 1990 cilt 1.s:900) Bu noktada, dava hakkının bir anlamda dava şartı olduğu kuşkusuzdur. Dava hakkının varlığı ya da düşmüş bulunmasının incelenmesi, doğrudan hakime verilmiş ödevlerden olması karşısında Yargıtay Dairesi, önceden ileri sürülmemiş olsa bile temyiz aşamasında dava şartının tamam olup olmadığını kendiliğinden gözetebilir. Davanın hukuksal niteliği gereği davalı, temyiz aşamasında da borcu süküt ettiren bir belge vermiş ise, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Gerçektende, yargılamada davayı inkar eden davalının savunması borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine, delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. Belirtilen nedenlerle temyiz aşamasında sunulan ve borcu söndüren bir belgenin varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından da söz edilemeyecektir. Sonuç itibariyle; yargılama aşaması henüz tamamlanmamış böyle bir durumda, borcu itfa eden belgenin veya dava şartının söz konusu olduğu hallerde, dava sonuçlanıp kesinleşmemiş ise, ibraz edilen ve borcu söndüren yazılı belgenin dikkkate alınması gerekir. 2013/3050 -2013/4814 S/3 Bu hukuki olgu ve tespitler karşısında somut olayda; davalı tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan yıllık izin belgelerinin davacıya sorularak değerlendirilmesi için kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3050, K. 2013/4814, T. 28.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-3050-e-2013-4814-k-33ceae722528