Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2708 E. 2013/7932 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2708
Karar No
2013/7932
Karar Tarihi
Konu
Alacak

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm taraf vekillerince süresi içinde temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istemiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı vekili iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, yeni iş arama izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde akdin geçerli nedenle feshedildiğini ve davacının işverenden herhangi bir alacağı bulunmadığı savunmuş, aşamalarda ise davacının yeni alt işveren yanında çalışmasını sürdürdüğünü bu nedenle feshe bağlı alacakları talep edemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının halen yeni alt işveren aynında çalışmasını sürdürdüğü ve feshe bağlı alacakları talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesi ile diğer alacakları yanında iş arama izin ücretinin de hüküm altına alınmasını talep etmiş olduğu halde hüküm fıkrasında bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. HMK'nun 297/2.maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Anılan usul hükmü gereğince, davacının iş arama izin ücreti istemine ilişkin olarak kararın hüküm kısmında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi hatalı olduğu gibi davacı tarafın ihbar tazminatına dair bir talebi bulunmamasına karşın ihbar tazminatına dair talebin reddine şeklinde hüküm kurulması da isabetsizdir. 3-İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Mahkemece davacının aynı iş yerinde başka bir alt işverene bağlı olarak çalışmasını kesintisiz olarak sürdürdüğünden bahisle davacının feshe bağlı alacaklarını talep edemeyeceği sonucu varılmıştır. Davalı vekili cevap dileçesinde taraflar arasındaki iş akdinin asıl işverenle davalı şirket arasındaki sözleşmenin sona ermesi ve davacının çalışabileceği başkaca boş bir pozisyon bulunmaması sebebiyle feshedilmek zorunda kaldığını savunmuştur.Yargılamanın devamı sırasında ise davalı vekili davacının asıl işverenden ihaleyi alan şirket bünyesinde çalışmasını sürdürdüğünü bu nedenle feshe bağlı alacakları talep edemeceğini beyan etmiştir. Davacı vekilince dosyaya sunulan 23.12.2010 tarihli fesih bildirminde davacıya ihbar öneli tanınmak suretiyle akdin 28.2.1011 tarihinde feshedileceğinin bildirildiği görülmüştür. Tüm bu tespitlere göre davalı işverence cevap dilekçesinde açıkça fesih olgusu dile getirildiği gibi 4857 sayılı Yasanın 6. maddesinde öngörülen devre dair herhengi bir hukuki işlemi gösteren delil de sunulmamıştır. Ayrıca dosya içerisindeki yazılı fesih bildirimi ile işveren fesih iradesini açıkça ortaya koymuş ve bu irade davacı işçiye ulaşmakla da taraflar arasındaki iş sözleşmesi sona ermiştir.Davacının bu tarihten sonraki yapacağı çalışmalar yeni bir iş sözleşmesi olarak değerlendirilmelidir. Sıralanan nedenlerle davacının kıdem tazminatına dair talebinin kabulü yerine reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2708, K. 2013/7932, T. 06.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-2708-e-2013-7932-k-92272bc454c8