Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2211 E. 2013/5710 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/2211
- Karar No
- 2013/5710
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, işyerindeki baskı nedeni ile ruh sağlığının bozulduğunu, işyerinde uygulanan yıldırmacı politikalardan ve daha ağır şartlarda çalışmayı kabul etmemesi ve hakarete varan söz ve uygulamalar sebepleriyle İş Kanunu’nun 24/2-b fıkrası uyarınca haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarını istemiştir. Davalı, davacının 29.06.2011-30.06.2011 günleri izinsiz ve mazeretsiz işe gelmediğini, davacının 30.06.2011 tarihli ihtarnamesinde belirttiği hususların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının çalıştığı bölümün değiştirileceği ve davacının ek ücret talep etmesinden de işin daha ağır ve özellik getiren iş olduğu ve çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik yapılmak istendiği, usulüne göre yapılma yönü tercih edilmeyen değişikliği kabul etmeyen davacıya karşı amiri olan ... tarafından “kendisi için iyi olmayacağı işin bu şekilde süremeyeceğini” ifade etmesi ve izinden dönen davacının genel müdür tarafından çağrılması ve yapılan görüşme sonunda “ben bu işi yapmam” şeklindeki sözleriyle çalışma koşullarında değişiklik yapılmasına karşı çıkması üzerine işten ayrılması yönünde yoğun baskı oluştuğu ve eski işinde çalıştırılmayacağını anlayan davacının da işi terk ettiği ve gerçek iradesi istifa olmadığından davacının haklı olarak iş sözleşmesini feshettiğinden kıdem tazminatı almaya hak kazandığı kabul edilmiştir. İşverence çalışma şartlarının uygulanmaması nedenine dayalı olarak iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı olarak feshedilip feshedilmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinde bendinde işçinin haklı fesih halleri düzenlenirken (II) bendinin (f) alt bendinde son cümle olarak “yahut çalışma şartları uygulanmazsa” şeklinde ifadeye yer verilerek, çalışma şartlarının uygulanmaması durumu işçinin haklı fesih nedenleri arasında yerini almıştır. Anayasa, yasa, tüzük ve yönetmelikler, bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri, işyeri personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklarla, işyeri uygulamalarının çalışma yaşamına etkileri sonucu her bir iş ilişkisinde çalışma şartları meydana gelir. Çalışma şartlarını belirleyen kaynaklarda bu koşullar bazen emredici olarak düzenlenmiş olup, işçi aleyhine değişikliğe gidilmesi işçinin rızası ile dahi mümkün değildir. Diğer hallerde çalışma şartlarında değişiklik yapılması 4857 sayılı Yasanın 22 nci maddesinde özel biçimde ele alınmıştır. Anılan hükme göre, işçi aleyhine yapılması düşünülen değişikliğin işçiye yazılı olarak bildirilmesi ve altı iş günü içinde işçinin yazılı kabulü ile uygulamaya konulması gerekir. Aksi halde değişiklik işçiyi bağlamaz. Somut olayda davacı davalı işyerinde kalite güvence görevlisi olarak çalışmaktadır. Davalı tarafça davacıya daha önce de robotlama bölümünde çalıştığından ve o bölümde çalışan işçinin işten ayrılması ve bölümün boş kalması nedeniyle yerine işçiyi yetiştirmesi ve daha sonra tekrar eski işine dönebileceği belirtilmiştir. Davacı ise bu işi kendi yaptığı işle bir alakası olmadığından dolayı kabul etmemiştir. Her ne kadar mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da bilirkişi davacıdan istenen işin teknik olarak niteliğini, bu işin davacının görev tanımı ve hizmet sözleşmesi ile bağdaşıp bağdaşmadığı, davacının çalışma şartlarının ağırlaştırılıp ağırlaştırılmadığı konularında bir inceleme yapmamıştır. Bu hususlar yargılamada eksik bırakılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken alanında uzman bir bilirkişiden davacıdan istenen bilgisayarda robotlama işinin davacının görevi kapsamında kendisinden istenebilecek bir iş olup olmadığı, çalışma şartlarında bu işin yapılması ile bir ağırlaşma olup olmayacağı, davacıdan şu an yaptığı işten daha ağır bir iş mi istendiği hususlarında rapor aldırmak ve daha sonra dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile sonuca varılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca kabule göre de kararın gerekçesinde davacının ıslahla arttırılan alacağına faiz yürütülmediği belirtilmişse de bu hususun hüküm fıkrasında belirtilmemesi infazda tereddüde yol açacağından hatalı bulunmuştur SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 04.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.